ABD-Katar Stratejik Diyaloğu’nun Beşincisi Gerçekleşti

ABD, Katar’ın geçmişte olduğu gibi İran ile aralarındaki ara buluculuk rolünü tekrar üstlenmesi konusunda beşincisi gerçekleşen stratejik diyalog platformunu fırsat olarak kullanmış olabilir.

Yıllık olarak yapılan ABD-Katar Stratejik Diyaloğu’nun beşincisi, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad es-Sani ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın katılımıyla 22 Kasım Salı günü Doha’da gerçekleşti. Katar tarafından yapılan açıklamada; iki taraf arasındaki görüşmelerin, iki ülke arasındaki stratejik ilişkiler ve çeşitli alanlarda bağları güçlendirme yönleri üzerinde durduğu belirtildi. Diyaloğun ayrıca iki ülke arasındaki ikili iş birliği çerçevesinde; aralarında siyaset, ekonomi, kültür, eğitim, enerji, sağlık, ara buluculuk ve terörle mücadele gibi 12 ana konuyu ele aldığı biliniyor. ABD Beyaz Saray resmî sitesinden yapılan açıklamada, toplantının sonunda iki ülke arasında bir niyet mektubu imzalandığı açıklandı. Mektupta, iki hükûmetin insan kaçakçılığı ve terörle mücadele başta olmak üzere birçok alanda teknik alışveriş ve bilgi paylaşımını artırma niyeti vurgulandı. Blinken ayrıca Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani ile bir araya gelmiş ve devamında bu ikili, ortak basın toplantısında açıklama yapmışlardır. Görüşmelerinde, Viyana’da yürütülen nükleer müzakereler dâhil olmak üzere Irak, Libya, Filistin, Afganistan'daki durum üzerinde de durduklarını açıklamışlardır.

Stratejik Diyalog Ne Zaman ve Niçin Başlatıldı?

Birincisi 30 Ocak 2018 tarihinde gerçekleşen ve dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ABD-Katar Stratejik Diyaloğu, yıllık bir etkinlik olarak planlanmış; bu tarihten itibaren etkinlik, her yıl aksatmadan gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ikili stratejik diyaloğun Haziran 2017’de Katar’a yönelik Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri tarafından başlatılan ablukaya rağmen kısa bir süre sonra başlatılması dikkat çeken bir husustur. Zira Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın; Katar’a yönelttiği “terör destekçisi” suçlamalarına Trump destek vermişti. Ancak Katar’ın, krizin başında Washington’a yönelik kararlı bir çaba yürütmesi ile ABD Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının, Körfez Krizi’nin; ABD çıkarlarını, terörle ve özellikle İran’la mücadeleyi doğrudan olumsuz etkileyeceğine dair endişeleri Trump’ın daha dengeli bir pozisyon almasına neden olmuştur. Diyalog bu anlamda, Körfez ülkeleri arasındaki gerginliğin artmasının Washington’da kabul edilemez olduğuna dair özellikle Suudi Arabistan ve BAE’ye gönderilmiş açık bir mesaj niteliği taşımaktadır. İki ülke, stratejik diyalog çerçevesinde siyasi, savunma, terörle mücadele ve ticaret olmak üzere 4 temel alanda iş birliğini artırmayı öngörmektedir. 

3 yıldan fazla süren Körfez Krizi, 2021 yılı itibarıyla çözüme kavuşsa da ABD-Katar arasındaki stratejik diyalog devam etmektedir. ABD-Katar arasındaki ilişki, Başkan Joe Biden'ın göreve gelmesinden bu yana Washington'ı ziyaret eden ilk Körfez lideri olan Katar Emiri es-Sani’nin ocak ayında Beyaz Saray'da ağırlanmasıyla ve Biden’ın Katar'ı NATO dışı büyük bir müttefik (a major non-NATO ally) olarak tanımlamasıyla daha da derinleşmiştir. 

ABD ve İran Arasında Katar

ABD’nin stratejik ortağı Katar, İran’la da tarihsel olarak iyi ilişkilere sahiptir. Katar-İran arasında, Körfez Krizi zamanında hem ekonomik hem diplomatik ilişkilerin ilerletilmiş olması bu duruma bir örnek teşkil etmektedir. Öte yandan ABD’nin İran ile olan dolaylı ilişkilerinde, Katar’ın ABD açısından en güvenilir muhataplardan biri olduğunu söylemek mümkündür. Örneğin, P4+1 ve İran arasında yürütülen uluslararası barış ve güvenliği etkileyecek nükleer müzakerelerde ara bulucu sıfatıyla öne çıkmıştır. Bu anlamda ABD, Katar’ın geçmişte olduğu gibi iki ülke arasında ara buluculuk rolünü tekrar üstlenmesi konusunda beşincisi gerçekleşen stratejik diyalog platformunu fırsat olarak kullanmış olabilir.

Çin Başbakan Yardımcısı’nın Tahran Ziyareti

Gözde Toprak Ergün

Çin Başbakan Yardımcısı Chunhua’nın ziyaretinin, Çin-Arap Zirvesi’nin İran’da yarattığı infiali yatıştırmak amaçlı stratejik bir ziyaret olduğu söylenebilir.

Nükleer Müzakerelerde Yeni Değişkenler ve Muhtemel Etkileri

Gözde Toprak Ergün

Tarihten örneklere bakıldığında Batılı devletlerin kriz zamanı geçtikten sonra İran ile diplomasi yolunu seçtikleri görülmektedir.