ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Tehdit Değerlendirmesi: İran

31.03.2021
Ersin Çahmutoğlu Asistan, Güvenlik Çalışmaları

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Tehdit Değerlendirmesi: İran

Annual Threat Assessment of the US Intelligence Community, Office of the Director National Intelligence, 9 Nisan 2021, 27 sayfa.


Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ulusal güvenliğine yönelik dünya çapında mevcut ve muhtemel tehditlere ilişkin her yıl düzenli olarak Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi (DNI, Office of the Director of National Intelligence) tarafından tehdit değerlendirme raporu yayımlanmaktadır. Direktörlüğün ifadelerine göre söz konusu raporlar, Amerikan vatandaşlarının güvenliğini ve dünyanın herhangi bir yerindeki ABD çıkarlarını korumak için politika yapıcıların, ordunun ve iç kolluk kuvvetlerinin ihtiyaç duydukları hassas istihbarat verilerini sağlamak için çalışan İstihbarat Topluluğunun (Intelligence Community) kolektif anlayışlarını yansıtmaktadır.

Bu anlayışla yıllık olarak raporlar yayımlayan DNI, 2021 yılı için öngörülen risk ve tehditler çerçevesinde ABD’yi doğrudan etkileyebilecek tehlikelere ve tehdit aktörlerine odaklanmaktadır. Bu kapsamda da 2021 Nisan ayında mevcut ve muhtemel ulusal güvenlik tehditlerine dair istihbarat değerlendirmesi içeren bir rapor yayımlamıştır. Söz konusu raporda, çeşitli askerî konularda ve güvenlik alanında küresel risk bağlamında öngörüler de yer almaktadır.

İstihbarat uzmanlarınca hazırlanan raporun ilk bölümlerinde Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore’nin “provokatif aksiyonları”na dair incelemeler ve analizlere yer verilmiştir. Buna ilave olarak ulus ötesi/uluslararası sorunlar kapsamında sırasıyla koronavirüs salgını, iklim değişikliği ve çevresel bozulmalar, yeni/trend teknolojiler, siber alan, sınır ötesi ve organize suçlar, göç, küresel terörizm gibi alt konularla geniş ölçekli değerlendirme sunulmuştur. Söz konusu sorunların ABD ulusal güvenliği ile çıkarlarına ve uluslararası güvenliğe tehdit olduğu, bu tehditlere yönelik aksiyonların alınması gerektiği belirtilmiştir.

İstihbarat değerlendirmesi raporuna göre ABD’ye yönelik artan operasyonel faaliyetler ve ABD ulusal çıkarlarına yönelik “en acil” tehditlere ilişkin değerlendirme sağlanırken hem ulusal hem de uluslararası alandaki esas rakipleri ve düşmanları hakkında beklentiler de sunulmaktadır. Dolayısıyla bu konuda öne çıkan dört ülke olan Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore’nin, ABD için hangi alanlarda nasıl bir tehdit oluşturduğuna dair tespitler yapılabilmektedir. İlgili raporda, adı geçen devletlerin birçok konuda “tehdit aktörü” olarak değerlendirildiğini de vurgulamak gerekir.

DNI’a göre Pekin, Moskova, Tahran ve Pyongyang yönetimleri, koronavirüs salgınına rağmen ABD ve müttefiklerine karşı olarak küresel alanda kendi çıkarlarını ilerletme niyetlerini gösterdi. Bu anlamda Çin, giderek daha güçlü bir rakip hâline gelerek ABD’ye çeşitli alanlarda (özellikle ekonomik, askerî ve teknolojik olarak) meydan okumakta ve küresel normları da bu minvalde değiştirmeye zorlamaktadır. Rusya, güç konusunda spesifik teknikler uygulayarak Washington’ı küresel alanda “geri plana” itmeye çalışmaktadır. İran, daha geniş ölçekli kötü/zararlı etki faaliyetleriyle bölgesel bir tehdit olmaya devam etmektedir. Kuzey Kore ise bölgesel alanda ve dünya sahnesinde yıkıcı bir oyuncu olarak varlığını sürdürmektedir.

Raporda dikkat çeken diğer bir husus, küresel bilgi teknolojilerinin oluşturduğu ve özellikle siber yeteneklerin aktif rol üstlendiği dijital ortamdaki değerlendirmelerdir. Gelişen teknolojiyle birlikte yıkıcı dijital yeteneklerin yanı sıra teknolojinin yaygınlaşması ve hayatımızın tüm yönlerine nüfuz etmesinin benzersiz zorluklar ortaya çıkardığı düşünülmektedir. Örneğin siber yeteneklerin, ABD altyapısına ve “Amerikan demokrasisi”ne yönelik yabancı kötü niyetli tehditlerle iç içe geçmiş durumda olduğu ifade edilmektedir.

Siber tehditler konusuna özellikle değinilen raporda; yabancı devletlerin, fiziksel ve dijital kritik altyapılar dâhil olmak üzere bilgi/veri çalmak, nüfusu etkilemek ve sektöre zarar vermek için siber operasyonları kullandığı vurgulanmaktadır. Raporu hazırlayan uzmanlara ve analistlere göre giderek artan sayıda ülke ve devlet dışı aktör bu yeteneklere sahip olsa da ABD’yi en fazla Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore endişelendirmektedir. ABD’yi hedef alan birçok yetenekli yabancı siber aktöre güvenli sığınak sunan veya faaliyetlerinden fayda sağlayan diğer ülkelerle karşılıklı ilişkilerin sürdürüldüğü de belirtilmektedir.

Tehdit değerlendirme raporunun İran özelindeki incelemeleri ve beklentileri, esasında gündemin öne çıkan haberlerine konu olan eleştiri, yorum ve tartışmaları da içermektedir. İlk olarak İran’ın ve militan olarak tanımlanan silahlı organizasyonlarının, ABD vatandaşlarına ve çıkarlarına yönelik terörist saldırılar planlamaya devam ettiği ifade edilmektedir.

Diğer yandan İran’ın, ABD’nin bölgesel ve küresel nüfuzunu aşındırmaya ve İran dışındaki Şii nüfusunu desteklemeye, nüfuzunu sağlamlaştırmaya ve komşu devletlerdeki gücünü konsolide etmeye çalışırken bölgedeki ABD ve müttefiklerinin çıkarlarına sürekli bir tehdit oluşturacağı da vurgulanmaktadır.

Rapora göre İran’ın kötüleşen ekonomisi ve zayıflayan bölgesel itibarı, Tahran’ın hedeflerine engel teşkil etse de Tahran yönetimi bu hedeflerine ulaşmak için bir dizi aracı (diplomasi, nükleer programını genişletme, askerî teknoloji edinimi, vekil ve ortak saldırıları) kullanmayı deneyecektir. Önümüzdeki yıl itibarıyla İran’ın; bölgesel ve ABD ile olan gerilimi tırmandırabileceğinin, ABD ve müttefiklerinin çıkarlarını tehdit edebilecek riskler almasının beklendiği de ayrıca belirtilmektedir.

İran’ın dış politikada uygulayabileceği adım ve tutumların da değerlendirildiği raporda, özellikle askerî yetenekler, savunma teknolojileri, nükleer program ve siber yeteneklerin gelişmesi yönündeki beklentiler maddeler hâlinde sıralanmıştır:

Askerî Yetenekler

• İran’ın çeşitli askerî yetenekleri ve konvansiyonel/konvansiyonel olmayan yetenekleri kullanan hibrit savaş yaklaşımı, öngörülebilir gelecekte ABD ve bölgedeki müttefiklerinin çıkarları için bir tehdit oluşturmaya devam edecektir.

• İran, Ocak 2020’de Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesine yanıt olarak Irak’taki ABD üssüne karşı çok sayıda balistik füze fırlatarak öncelikli olarak caydırıcılığa ve karşı misilleme yeteneğine dayanan geleneksel askerî stratejisini gösterdi. İran, bölgedeki en büyük balistik füze gücüne sahiptir. Ekonomik zorluklarına rağmen Tahran, mevcut yeteneklerini “iyileştirme” ve yeni konvansiyonel silahlar edinme arayışında olacaktır.

• DMO Kudüs Gücü ve bölgedeki vekilleri, İran’ın askerî gücünün merkezinde kalmaya devam edecektir.

ABD’ye ve ABD’nin Çıkarlarına Yönelik Saldırılar

• İran’dan ABD vatandaşlarına yönelik gelebilecek en büyük risk ABD’de değil özellikle Orta Doğu ve Güney Asya’dadır.

• İran, 2020 Ocak ayında Süleymani’nin öldürülmesi nedeniyle ABD’li yetkilileri misilleme yapmakla tehdit etti ve daha öncesinde de ABD’de “ölümcül operasyonlar” düzenlemeye teşebbüs etti.

• Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca ABD kolluk kuvvetleri, ABD’deki İranlı muhalifler hakkında bilgi toplayan veya nüfuz ajanı olarak İran’la bağlantısı olan çok sayıda kişiyi tutukladı ve İran’ın güvenlik güçleri de Avrupa’da, Orta Doğu’da ve Güney Asya’da suikast girişimi ve adam kaçırma planlarıyla bağlantılıydı.

• İran, bölgede silahlara ve patlayıcılara erişimi olan varlıklara ve vekillere sahip olduğundan dolayı muhtemelen Orta Doğu ve Güney Asya’daki ABD çıkarlarını en kolay şekilde hedef alabilecektir.

Nükleer Kopma

• ABD’nin Mayıs 2018’de Nükleer Anlaşma’dan çekilmesinin ardından İranlı yetkililer, İran’ın taahhütlerinden bazılarını terk etti ve Anlaşma’nın sınırlarını aşan bazı nükleer faaliyetlere devam etti. İranlı yetkililer muhtemelen uranyumu %60’a kadar zenginleştirmekten 40 megavatlık yeni bir ağır su reaktörü tasarlamaya ve inşa etmeye kadar uzanan seçenekleri değerlendirecektir.

• Haziran 2019’dan bu yana İran, uranyum stoklarının boyutunu ve zenginleştirme seviyesini Nükleer Anlaşma sınırlarının ötesine taşıdı. Eylül 2019’dan beri İran, gelişmiş santrifüj araştırma ve geliştirme konusundaki kısıtlamaları görmezden geldi ve yer altındaki Fordo Tesisinde uranyum zenginleştirme operasyonlarını yeniden başlattı. Ocak ayında İran, uranyumu %20’ye kadar zenginleştirip araştırma reaktör yakıtı için de uranyum metali üretmek amacıyla AR-GE’ye başladı. Şubat ayında da bir laboratuvar deneyinde “gram miktarlarda” doğal uranyum metali üretti.

Siber, İstihbarat, Etki Operasyonları ve Seçimlere Müdahale

• İran’ın agresif siber operasyonlar yürütme konusundaki uzmanlığı ve istekliliği, İran’ı ABD’nin ve müttefiklerinin verilerinin güvenliği konusunda önemli bir tehdit hâline getirmektedir. İran, kritik altyapılara saldırılar gerçekleştirmenin yanı sıra nüfuz ve casusluk faaliyetleri yürütme yeteneğine de sahiptir.

• Basında çıkan haberlere göre İran, Nisan-Temmuz 2020 süresince İsrail’in su tesislerine yönelik kısa vadeli etkilere neden olan çok sayıda siber saldırıdan sorumluydu.

• İran, 2020 ABD Başkanlık Seçimlerini hedefleyen saldırgan etki operasyonlarını uygulayabilmek için siber uzay kullanımında giderek daha aktif hâle gelmiştir. Tahran’ın, seçim altyapısı hakkında dezenformasyon yayma girişimlerine ve ABD karşıtı çevrim içi örtülü operasyonlarına odaklanmasını bekliyoruz.

• İran, ABD seçmenlerine tehdit mesajları göndererek 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sürecindeki dinamikleri etkilemeye çalıştı. Aralık 2020’de İranlı siber aktörler, ABD seçimlerine olan güveni baltalamaya çalışmak için ABD seçim yetkilileri hakkında bilgi operasyonları yürüttü.

Raporda, İran özelinde değerlendirmeler ve geleceğe dair beklentiler bunlarla sınırlı kalmakla birlikte İran dışında Rusya, Çin ve Kuzey Kore gibi ülkeler hakkında da istihbari değerlendirmeler yapılmıştır. ABD’nin özellikle askerî yetenekler ve siber teknolojiler bağlamında İran’ı bir tehdit aktörü olarak gördüğü bilgisinden hareketle, dokümanın temel amacının bu tehditlere yönelik mücadelede alınması gereken önlemlere dair “tavsiye” kapsamında hazırlandığını ifade etmek mümkündür.

Büyüyen Siber Tehdit: Fidye-Yazılım Operasyonları

Ersin Çahmutoğlu

Küresel siber operasyonlar arasında fidye-yazılım (ransomware) saldırıları yükselişe geçti. Özellikle ABD son zamanlarda saldırı silsilesiyle mücadele etmeye çalışıyor.

Beş Göz Grubu, NATO ve AB’den Rusya’ya Karşı Siber İttifak

Ersin Çahmutoğlu

Beş Göz Grubu’na ilaveten NATO ve AB gibi uluslararası aktörlerin de Rusya’ya yönelttiği siber casusluk suçlamaları, bugüne kadar örneği olmayan bir durumu ifade ediyor.