Kazakistan’daki Çin varlığı yükselişini sürdürürken İran’ın yakınlarda gerçekleştirdiği Kazakistan ve diğer Orta Asya ülkeleri ziyaretleri, ülkenin ve bölgenin jeopolitik önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Her ne kadar Musaddık hükûmetine karşı yapılan 1953 Darbesi önemli olsa da yakın tarihli bu Darbe, İran tarihinin ilk darbesi değildir.
Anlaşmanın teknik detayları açıklanmadığı için bazı kaynakların ileri sürdüğü rakamların doğru olup olmadığı veya iş birliğinin askeri boyutunun ne derecede olduğu gibi konular belirsizliğini koruyor.
Anlaşma'da İran’ın ekonomik ve askerî açıdan kazanım sağlayacağına yönelik öngörüyü yansıtan bazı hususların, İran’ın iç güvenliği bağlamında birtakım “amaçlanmamış sonuçlar” yaratması olasıdır.
Çin’in hızlı bir şekilde İran’la imzaladığı Kapsamlı İş Birliği Anlaşması, Büyük Güç Rekabeti’nin Orta Doğu’daki en belirgin sonuçlarından birisi olarak kabul edilebilir.
Joe Biden’ın yönetimi devralmasıyla birlikte ABD’nin Nükleer Anlaşma’ya dönebileceği sinyalleri Çin’i, İran ile olan ilişkilerini artırma yönünde teşvik etmiş görünüyor.
Rusya, Orta Doğu’daki sorunların çözümü için İran’dan ziyade Arap ülkeleriyle yakınlaşmak istiyor.
Avrupa’nın Nükleer Anlaşma’ya yönelik verdiği mesaj, İran aleyhine değişmiş gibi görünmektedir.
İran gibi drone, füze ve insansız sistemlerle düzenlediği saldırılarla ön plana çıkan büyük bir kapasite, Körfez’in en küçük ülkelerinden biri olan BAE’yi bu endişesini giderecek çözüm arayışlarına sevk etmekte.
Eğer İran politika değişikliğine giderek ABD’nin Suriye’de yaptığı gibi Irak’ta PKK’nın hamiliğine soyunmayı düşünüyorsa bu durumun etkileri stratejik boyutta olacaktır.
Karabağ Savaşı’nın ortaya çıkardığı yeni jeopolitik durumun, toprak sorunlarını çözmenin yollarını arayan Gürcistan’ın iç siyasetini de etkileyeceği söylenebilir.
İran Meclisi, hükûmeti yargıya şikâyet ederek UAEA ile yapılan anlaşmanın feshedilmesi çağrısında bulundu.