“İtaatsiz milisler” söylemi, yeni bir meydan okuma mı yoksa meşrulaştırma mı?
Seçimlere kırk günden az bir süre kala müesses nizam seçim mühendisliği hamlelerini tekrarlarken muhtemel adayların farklı stratejiler izleyerek birbirleriyle rekabet ettiği görülmektedir.
Fetih Koalisyonu milletvekillerinin ve İran’a yakın grupların engel çıkarması ve bütçenin kabul edilmesi karşılığında ayrıcalık elde etme çabaları, bütçenin onaylanmasındaki altı aylık gecikmenin temel sebebidir.
Viyana’da sürdürülen görüşmelerin olumlu bir şekilde somut bir anlaşmaya dönüşmesi durumunda döviz kurunun, 16.000-18.000 tümen bandına çekileceği tahmin edilmektedir.
İran siyasetinde son bir haftada yaşanan hızlı gelişmelerin neticesinde reformcuların en güçlü potansiyel cumhurbaşkanı adayı olan Zarif’in siyasi kariyerinin noktalandığı görülmektedir.
Zarif’in açıklamalarında yeni olan, sistemin sürekli gizlemeye ya da inkâr etmeye çalıştığı bazı ayrıntıların açığa çıkması ve diplomasi aygıtının başındaki kişinin olayları itiraf etmiş olmasıdır.
Rusya, Zarif’in sözlerini iç siyasete yönelik olarak görse de bu sözlerin, Kremlin’in Nükleer Anlaşma’yla ilgili savlarını yalanlıyor olmasının Moskova’yı rahatsız ettiği söylenebilir.
İran Devleti’ne ait bir televizyon kanalında yayımlanan dizide, mevcut hükûmete açıkça ülkeyi casusların cirit attığı bir yere çevirdikleri suçlamasının yöneltilmesi dikkatleri çekmektedir.
İran’ın Arnavutluk’taki kültürel yatırımlarının en büyük başarısının tarikatlarını Şiiliğin bir kolu olarak sunmaya başlayan Bektaşi tarikat liderleri arasında olduğu gözlemlenmektedir.
İran, tüm kısıtlamalara rağmen meşru ve hileli yöntemlerle IRISL’nin operasyonlarına devam ediyor.
Yeni yılla birlikte seçimlere daha çok yaklaşan İran’da, ekonominin sac ayaklarından biri olan sanayi sektörünün beklentileri, gelecek dönemler için oldukça önemli.
Her ne kadar Musaddık hükûmetine karşı yapılan 1953 Darbesi önemli olsa da yakın tarihli bu Darbe, İran tarihinin ilk darbesi değildir.