8 Aralık, İran’ın bölgesel rolünün “merkezi güç”ten “sınırlandırılmış aktöre” doğru evrildiği daha uzun soluklu bir dönüşümün ara durağı olarak okunmalı. Bu dönüşümün nihai şeklini ise yalnızca Tahran’daki tercihler değil, Ankara’dan Riyad’a, Washington’d
Yüksek enflasyon, genç işsizliği ve altyapı için gerekli devasa finansman ihtiyacı, Tahran’ın dış politikasını “ekonomik oksijen” arayışına bağımlı kılmaktadır. Ancak bu oksijen kanalları artık çok daha sınırlıdır. İran, yakın vadede büyük stratejik reviz
Tahran, Zengezur Koridoru’nu İran’ı jeoekonomik olarak by-pass etme, NATO/ABD varlığını kuzey sınırlarına yaklaştırma ve İsrail’in istihbarat ile lojistik erişim kapasitesini genişletme potansiyeline sahip bir jeopolitik kaldıraç olarak değerlendirmektedi
Türkiye, İran-İsrail çatışmasını bölgesel ve küresel güvenlik perspektifinden değerlendirmiştir.
İranlı yetkililerin ülkelerinin ekonomik baskılardan etkilenmediği izlenimini vermeye çalışması, siyasi ve diplomatik bir tutum olarak anlaşılabilir olsa da İran ekonomisinin yaptırımların baskısı altında ezildiği gerçeğini değiştirmiyor.
PKK’nın silah bırakması, İran basınında bölgesel güvenlik ve istikrar açısından önemli bir gelişme olarak yorumlansa da sürecin belirsizlikler içermesi ve uluslararası dinamiklerle olan bağlantısı nedeniyle mesafeli karşılanmıştır.
PJAK, Türkiye’nin mevcut sosyo-politik koşullarında PKK’nın silahlı mücadeleyi sonlandırmasını “uygun” bir adım olarak değerlendirirken, İran’ın koşullarının silahlı mücadelenin devam etmesini gerekli kıldığını savunuyor.