Gelinen aşamadan sonra ABD’nin geri adım atması İran’ı bölgesel politikaları konusunda daha cüretkâr yapabilir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
ABD'nin bölgeye 120 bin kişilik güç gönderme planları yaptığına ilişkin haber yalanlansa da, Trump’ın gerekirse bundan daha büyük bir güç göndermekte tereddüt etmeyeceklerini açıklaması, askeri çatışma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
ABD’nin genellikle NATO müttefikleri ve İsrail’le sınırlandırdığı “meşru müdafaa hakkına” yönelik desteği Hindistan’a da vermesi oldukça ender görülen bir durumdur.
İran zamanın aleyhine işlediğini bildiği için söz konusu süreci belki de ötesini edilgen bir şekilde beklemeyecektir. Yine de ABD’yi zorlamak için atacağı adımlarda oldukça dikkatli davranması gerekmektedir.
ABD’nin İran’a yönelik baskıcı politikaları İran’ın dünyayla olan ilişkilerini olduğu gibi uluslararası aktörlerin de İran’la olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Esed’in Tahran ziyareti ve İran makamlarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler, şu aşamada İran’a ait kuvvetlerin Suriye’den çıkma niyetinde olmadığını ve bilakis Esed’in ülkesindeki İran varlığını desteklediğini gösteriyor.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, yaklaşık iki ay süren sessizliğinin ardından Lübnan menşeli al-Mayadeen televizyonuna canlı röportaj verdi.
Ağustos ve Kasım ayında iki aşamalı olarak uygulanmaya başlayan yaptırımlar, İran ekonomisinin bel kemiğini oluşturan petrol satışlarına önemli bir darbe vurdu ve ülkenin petrol ihracatının yaklaşık yüzde 50 oranında azalmasına neden oldu.
İran’ın Irak, Afganistan ve Suriye’de izlediği genel politikayı Yemen’de de izleyeceği öngörülmektedir. Bu politika öncelikle Yemen’in bütünlüğünün muhafazasıdır.