İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Zarif’in istifası, İran’da muhafazakârlar ile reformist-ılımlı cenah arasında grift bir denge olduğunu ve mevcut koşullarda olası bir hükûmet krizinin İran’ın başını fazlasıyla ağrıtacağını göstermiştir.
İran ile İsrail arasındaki sözlü atışmalara rağmen İranlı ve İsrailli yetkililer tarafından yapılan son açıklamalar, her iki tarafın da Suriye’de doğrudan bir askerî çatışmaya girmenin olası riskinin bilincinde olduğunu göstermektedir.
Putin ile Netanyahu’nun ortak çalışma grubunun kuruluşuna ve faaliyetlerine ilişkin açıklamalarının fiiliyata yansıması, Suriye’deki aktörlerin beklentilerine ve konjonktüre göre şekillenecektir.
Esed’in Tahran ziyareti ve İran makamlarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler, şu aşamada İran’a ait kuvvetlerin Suriye’den çıkma niyetinde olmadığını ve bilakis Esed’in ülkesindeki İran varlığını desteklediğini gösteriyor.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Zarif gibi yumuşak figürlerin sahneden çekilmesiyle çatışma ihtimalinden çok da sakınmayan muhalif grupların daha hızlı bir şekilde karşılaşması ihtimal dâhilinde görünmektedir.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, yaklaşık iki ay süren sessizliğinin ardından Lübnan menşeli al-Mayadeen televizyonuna canlı röportaj verdi.
İran için uzun vadede Suriye’nin geleceğinde yer edinmeyi garanti altına almanın yollarından biri Suriye’nin inşa sürecine katılmaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
ABD’nin Suriye’den çekilme kararının en çok tedirgin ettiği ülkelerden biri İran. Çünkü İran, krizi yalnızca bir dış politika konusu olarak değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor.