Arama Sonuçları: " Esed"

Bu ziyaret İdlib ateşkesi sürecinde geri planda kalan veya geri plana itilen İran’ın daha aktif olmak istediği şeklinde yorumlanabilir.

Salgının bölgeye etkilerine gelindiğinde de benzer şekilde var olan süreçler daha da hız kazanarak devam edecektir.

Türkiye’ye karşı cephe alan Suudi Arabistan-BAE-Mısır üçlüsü Suriye politikasını değiştirerek, Şam yönetimiyle diplomatik ilişki kurmayı, silahlı grupları örgütleyerek bunları tek bir cephe halinde Türkiye’ye karşı harekete geçirmeyi hedefliyor.

Yaptırımların gölgesi de üzerinden eksilmediğinden bu aralar bir daralma sürecini tecrübe eden İran sineması bütün zorluklara rağmen sanatsal değeri yüksek, kaliteli yapımlar çıkarabiliyor.

Tahran yönetiminin dikkate almadığı tek değişken Trump’ın koronavirüs salgını öncesi koşullarda İran’la bir savaş başlatmak istemediği varsayımıdır.

İdlib’de yaşanan son gerginlik, milislerin ve vekil güçlerin cephedeki komutayı rejim güçlerine bırakarak yavaş yavaş geri çekilmeye başlamasının ne denli önemli olduğunu gösterdi.

Suriye’de onuncu yılına giren iç savaşta aktörlerin sayısı değiştiği gibi bundan sonraki dönemde de yeni aktörlerin katılması bazılarının da geri çekilmesi muhtemeldir.

Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.

Suriye, yabancı milislerin giriş çıkışları ve sağlık altyapılarının tahrip edilmesi gibi nedenlerle yakın zamanda salgının yoğun olduğu ülkeler listesinin başına geçebilir.

İran’ın, Suriye’deki jeopolitik denklemlerde köşeye sıkıştığı görülmektedir.

Türkiye, krizin ilk evrelerinden itibaren birçok defa uluslararası topluma göçmenlerin güvenle yerleşebileceği alanlar oluşturmak amacıyla Suriye’nin belirli bölgelerinin uçuşa yasak bölge ilan edilmesi çağrısında bulunmuştu.

İran'ın İdlib meselesi üzerine Esed’le birlikte Türkiye’yi üçlü görüşmeye çağırması ve Rusya’yı bu sürecin dışında tutması, İdlib ile alakalı olarak Moskova ve Tahran’ın arasının açık olduğunu gösteriyor.