Moskova ve Şam’ın İdlib taarruzu, Süleymani’nin ölümünden sonra geçen 40 günde Kudüs Gücü’nün neredeyse tüm görev alanlarında eski etkinliğini sürdüremeyen İran’a güç gösterisi için önemli bir alan açtı.
İdlib meselesiyle ilgili kararlar, Tahran’da değil Ankara ile Moskova hattında verilmektedir.
Süleymani’nin yerine başka bir komutanın ikame edilemeyeceğinin farkında olan Hamenei, Kudüs Gücü’nde yeni bir komuta konsepti şekillendirmeye çalışmaktadır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran’ın bölgedeki maceracılığı Süleymani suikastıyla durdurulamayacaktır. Buna rağmen İran’ın uzun vadede bu yöndeki hırslarını yerine getirmesi de pek mümkün gözükmemektedir.
ABD-İran arasında tırmanan gerilim, Afganistan’ı doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecektir.
Genç ve hizbullahi parlamento, doğal olarak mevcut Ruhani hükûmetini, iktidarının son bir buçuk yılında daha da zayıflatacaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Esed, komite faaliyetleri kendi yararına olduğu müddetçe uyum sağlayacak ve istemediği istikamette ilerlediğini anladığında önünü tıkayacaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Türkiye ile ABD arasında sağlanan mutabakat sonrası başlatılan barış harekâtı, Ankara’nın uzun ve çetin diplomatik çabasının başarısının sonucudur.
Tahran, Barış Pınarı Harekâtı gibi bölgede yeni olasılıklar ortaya çıkartabilecek girişimleri, Suriye’deki stratejik çıkarına yönelik bir tehdit olarak değerlendirmektedir.