Irak’taki son gelişmeleri irdeleyen İran basını, tırmandırma stratejisiyle hareket eden Sadr’ın “başarısızlığını” vurgularken Ayetullah Hairi’nin, Irak-İran Şiiliği mücadelesini başka bir boyuta eviren hamlesini öne çıkarmıştır.
İran’dan sporcu göçü, henüz yüksek seviyede olmasa da yükseliş seyrinde olup en fazla tekvando, satranç, güreş, judo ve jimnastik gibi branşlarda görülmektedir.
İran, Ukrayna Savaşı nedeniyle Rusya’nın Batı tarafından izole edilmesini, ilişkileri geliştirmek için önemli bir fırsat olarak görmektedir.
İsrail’in gösterdiği agresiflik ve diğer gelişmeler alt alta konulduğunda İran’ın nükleer silah yapmaya oldukça yaklaştığını söylemek mümkündür.
Varil başına yaklaşık 30 dolara varan indirimle Asya ülkelerinin piyasalarına tedarik edilen Rusya petrolü, yine indirimlerle satılan İran petrolünü bu piyasadan kısmen çıkarmaya başlamıştır.
Son gelişmelerin UAEA ve İran arasındaki iş birliğini ve dolayısıyla nükleer müzakereleri olumsuz etkileyeceği söylenebilir.
İran ile Yunanistan arasındaki tanker meselesi, Yunanistan’ın Orta Doğu’da varlık göstermek adına Arap dünyasıyla birçok alanda iş birliği geliştirmeye çalıştığı bir dönemde vuku bulmuştur.
DMO Komutanı Albay Seyid Hüdayi’ye düzenlenen suikast, İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarındaki hedeflerinin niteliğinde değişime işaret etmektedir.
Viyana görüşmeleriyle yaptırımlar üzerindeki denetim gevşese de son aylarda İran, petrol ticaretini sürdürmek amacıyla takas mekanizmasını kullanmaktadır.
Birçok uzman savaş nedeniyle riske giren Rus kaynaklarına alternatif olarak İran doğal gazını vurgulasa da böyle bir durum gerçekçi değil.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme amacıyla başlatmış olduğu savaş, başta güvenlik alanında olmak üzere siyasi ve ekonomik alanda İran için bazı fırsatlar yaratmış durumdadır.
Batılı taraflar, Nükleer Anlaşma’nın ihyası için zamanın giderek daraldığını iddia ederek geri sayımı başlatmıştır.