AB kendi iç meselelerine odaklandığından Orta Doğu’da artık organize bir şekilde hareket edememekte ve bu durumda oyun kurucu rolünü de yitirmektedir.
Tahran’ın ABD’ye karşı yürüttüğü kontrollü gerginlik taktiği, ABD Başkanı Trump’ın İran konusunda şahin Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un görevden alınmasının da gösterdiği gibi şimdilik işe yarıyor.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
ABD’nin genellikle NATO müttefikleri ve İsrail’le sınırlandırdığı “meşru müdafaa hakkına” yönelik desteği Hindistan’a da vermesi oldukça ender görülen bir durumdur.
Washington açısından Riyad, Abu Dabi ve Manama ile olan ilişkilerin öneminin yeniden vurgulanmasının Pompeo’nun ziyaretinin önceliklerinden olduğu anlaşılmaktadır.
İran’ın Irak, Afganistan ve Suriye’de izlediği genel politikayı Yemen’de de izleyeceği öngörülmektedir. Bu politika öncelikle Yemen’in bütünlüğünün muhafazasıdır.
Arap Baharı olarak adlandırılan isyan dalgası Kuzey Afrika’daki bütün diktatörlükleri tek tek devirirken bu gelişmelere verilen bölgesel tepkiler farklı oldu.
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti, adli bir vaka olmaktan çıkarak uluslararası kamuoyunda politik sonuçlar doğurmaya başlamıştır.
Netanyahu, Körfezin küçük ama stratejik ülkesi Umman’la ilişki geliştirmenin Arap dünyasına yeni kapılar açacağını düşünmektedir.
İran'ın Huzistan eyaletine bağlı Ahvaz kentinde askeri geçit töreni sırasında düzenlenen terör saldırısı, yerel ve uluslararası ölçekte önemli sonuçlara yol açabilir.
İran ve Körfez’in Suud-BAE eksenini dengeleme sorunu kısa süre içinde İmran Han’ın karşısına da çıkacaktır.
İran Savunma Bakanı Emir Hatemi, Azerbaycan’a yaptığı resmi ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Başbakan Artur Rasizade tarafından ayrı ayrı kabul edildi.