Yeni dönemde de ABD-İran gerginliği Irak siyasetinde rol oynamaya devam edecek ve bu gerilimin seyri Irak’ı da doğrudan etkileyecektir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Irak üzerindeki ABD-İran gerilimi ile Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin belirsizliği bölgedeki istikrarsızlığı artırmakta, PKK ve DEAŞ gibi örgütlere zemin kazandırmaktadır.
İran'da toplumun talepleri siyasal ve manevi otoritelere karşı toplumsal hareketlere dönüşerek "öteki" aktörleri işaret edebilmektedir.
İran’da koronavirüs salgınının başlamasıyla birlikte hapishanelerdeki mahkûmlar yeterli önemler alınmadığı gerekçesiyle ayaklandı.
Adnan Zurfi’nin hükûmet kurma süreci, ABD-İran gerilimini etkileyecek yeni bir belirleyici faktör olarak ortaya çıktı.
1398 yılı, İran dış politikası açısından Tahran-Washington gerginliğiyle başlayıp bu gerginliğin pek çok sahada İran’ın dış politika tasarruflarına yansıdığı bir yıl oldu.
Hamenei ve Ruhani koronavirüs salgınını dış düşman retoriği üzerinden ele alarak halkın kolektif belleğine gönderme yapmayı hedeflese de bugün itibarıyla halkta karşılığını bulmamıştır.
Suriye’de onuncu yılına giren iç savaşta aktörlerin sayısı değiştiği gibi bundan sonraki dönemde de yeni aktörlerin katılması bazılarının da geri çekilmesi muhtemeldir.
Geçtiğimiz yıl yaşanan zorluklara rağmen yeni yılda da mevcut sorunların çözüleceğine ya da hafifleyeceğine dair fazla bir belirti yoktur.
Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.
Suudi Arabistan Şiileri, İran ve Suudi Arabistan’ın ideolojik meseleleri arasında sıkışmış durumdadır.