İran içinde hem devlet hem toplum nezdinde yaşanan yoğun ve gergin bir atmosfere denk gelen ABD seçimleri, İran devlet adamlarının açıklamalarının aksine, geniş bir kitle tarafından çok yakından takip edildi.
ABD’de oyların büyük çoğunluğunu alarak başkanlık yarışını kazanan Biden, İran piyasalarının olumlu yönde hareketlenmesinin önünü açtı.
3 Kasım Salı günü gerçekleşen seçimlerin galibi kim olursa olsun, ABD’nin İran’a yönelik politikalarında yeni bir dönemin başladığını ifade etmek gerekiyor.
Şeriatmedari’nin Sistani’ye yönelik eleştirisi, görüşme haberlerinin çevirisindeki bir yanlış anlaşılmadan ziyade Şii siyasi fıkhındaki iki yaklaşım arasında süregelen rekabetten kaynaklanıyor.
İran ile ilgili herhangi bir temel değişim ancak kasım ayındaki ABD başkanlık seçiminden sonra gündeme gelebilecektir.
İran’dan gelen resmî, yarı resmî açıklamalar ve kamuoyu tepkileri doğrultusunda belirtmek gerekir ki Karabağ sorunu Tahran için jeopolitik risklerin yanı sıra etno-politik riskler de barındırmaktadır.
Yeni Kuveyt yönetiminin bölgesel gelişmelere yönelik takip edeceği dış politika, önümüzdeki dönemde İran-Kuveyt ilişkilerinin seyrini belirleyecektir.
Ali Rıza Rezm Hüseyni, İran Meclisinin 264 güvenoyunun 175’ini alarak İran’ın yeni Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı oldu.
2021 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin hedefi, seçimlere katılmayan halkı sisteme dâhil ederek ve “Devrim’in İkinci Aşaması”nı tamamlayarak devrimci ruhun yeniden biçimlendirilmesini sağlamaktır.
BM üzerinde vuku bulan ABD-İran anlaşmazlığının ABD’deki başkanlık seçiminin sonucuna göre çözümleneceği kuvvetle muhtemeldir.
Trump’ın Nükleer Anlaşma öncesi uygulamalara geri dönmesi, yönetim değişikliği yapmak veya Tahran’ın davranışlarını değiştirmek istediği anlamına geliyor.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Himmeti, Merkez Bankasının eski politika anlayışını bırakarak daha modern ve reformcu yeni politikalar uygulayacağının haberini verdi.