Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.
Reisi hükûmeti, İran’ın orta ve uzun vadede ülke politikalarının izleğini sunması bakımından önem atfedilen 200 günü geride bıraktı.
Birçok uzman savaş nedeniyle riske giren Rus kaynaklarına alternatif olarak İran doğal gazını vurgulasa da böyle bir durum gerçekçi değil.
Ağustos 2021’de Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan İbrahim Reisi’nin 7 aylık dönemdeki enflasyon oranı ortalaması %38 oldu.
İran ve Katar arasındaki ilişkilerin bir ayağını Viyana görüşmeleriyle ilintili konular, diğerini Rusya ve Avrupa arasındaki krizden kısa süreli avantaj sağlama arzusu oluşturmaktadır.
İran’da önde gelen kimi akademisyenlerin görevlerine devam edememeleri, yeni hükûmetin bir önceki iktidar ve seçkinleriyle olan mücadelesinin üniversite camiasına sirayet ettiğini gösteriyor.
Hem Meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız olan reformcu ve ılımlı çevrelerin “yeni bir ittifak” arayışında olduğunu belirtmek mümkündür.
Reisi ve taraftarları, Doğu’ya yönelik adımları ülkenin dış politikası için stratejik bir başarı olarak görürken muhalif cephe bu gelişmelere karşı eleştirilerini artırdı.
Henüz bir yılını doldurmayan Reisi hükûmeti için bir bakan değişikliği, iktidarın yönetsel zafiyetinin göstergesi olacaktır.
Gelinen noktada, önümüzdeki dönem daha çok ABD'nin ve elbette İsrail'in İran'ı nükleer ve bölgesel güç olarak kabul etmeyi hazmetme süreci de olacak.
İran’da yakıt tüketimi hızlı bir şekilde artış gösterirken Reisi hükûmeti, yakıt tüketimini kısmak ve yakıt sübvansiyonunda adaleti sağlamak için yeni bir uygulamaya imza attı.
Devletin kritik kurumlarında görev yapan ve bu süreçte hem muhafazakâr hem ılımlı cenah içerisinde nüfuzlu bir yer edinen Laricani’nin, siyasi arenadan kolaylıkla tasfiye edilemeyeceği açıktır.