İran'da toplumun talepleri siyasal ve manevi otoritelere karşı toplumsal hareketlere dönüşerek "öteki" aktörleri işaret edebilmektedir.
Salgının bölgeye etkilerine gelindiğinde de benzer şekilde var olan süreçler daha da hız kazanarak devam edecektir.
Hamenei ve Ruhani koronavirüs salgınını dış düşman retoriği üzerinden ele alarak halkın kolektif belleğine gönderme yapmayı hedeflese de bugün itibarıyla halkta karşılığını bulmamıştır.
İran, Azam Talikani’nin vefatıyla muhafazakâr çevreler ile rejime ve ilkelerine giderek daha fazla şiddetle muhalefet eden gruplar arasındaki uzlaşıyı sağlayabilecek önemli bir figürü yitirmiş oldu.
Protestoların sebebi olan yolsuzluk, kayırmacılık, ekonomik darboğaz, işsizlik ve dış müdahale gibi sorunlar temelde iki ülkenin de siyasal sisteminin yapısal karakteristiğinden kaynaklanmaktadır.
İthalata getirilen sınırlama, yerli ilaçların muadil ithal ilaçlara nispeten kalitesiz oluşu ve ambargolar sebebiyle ilaç alımında yaşanan sorunlar kaçak ve sahte ilaç piyasasının oluşmasına zemin hazırlıyor.
1960’ların ortalarında kurulan örgüt dönemin uluslararası, bölgesel ve ulusal koşullarının etkisiyle Şii-İslam yorumu ile Marksizmi sentezleyen kendine has bir ideoloji ortaya çıkarmıştır.
İran’da yaşanan derin ekonomik kriz, sosyo-politik hoşnutsuzluklar ve iç siyasetteki gerilimler İran’ın siyasi ve sosyal alanda kırılgan bir iklime çekilmesine neden olmaktadır.
İran ekonomisindeki çalkantılar ülkede zaten sıcak olan iç politik tartışmaları daha da alevlendirdi. Muhafazakârlar kötü ekonomik gidişattan Ruhani hükümetini sorumlu tutmaya çalışıyor.