İran’da yaşanan su sorunu, çevresel endişelerin ötesine geçen ve ulusal güvenlik düzeyine ulaşan derin bir sorun haline gelmiştir.
Kuş Tepe Su Kanalı'nı çevreleyen siyaset-güvenlik çatışmasının, Afganistan ile Orta Asya ülkeleri arasındaki iş birliğine dayalı altyapı girişimlerini önemli ölçüde tehlikeye atma potansiyeline sahip olduğu söylenebilir.
Kürdistan ilinde kalkınma temelli su yönetiminin olmaması, bir yandan çevresel güvenliğin zayıflamasında diğer yandan da Kürtlerin sosyoekonomik durumlarının ağırlaşmasında büyük rol oynamaktadır.
Ilısu Barajı ve HES’in tamamlanması, İran basınında kendine oldukça geniş bir yer bulmuş ve ciddi ithamlar üzerinden bir kamuoyu yaratılmaya çalışılmıştır.
Huzistan’da ortaya çıkan tarım ve sulama sorunları, olası protesto ihtimalini artırıyor.
İktisadi meseleler, varoşlaşma, ekolojik meseleler ve bu meselelerden kaynaklanan diğer sorunlar çözümsüz kaldıkça protestolar şiddetlenerek devam edecektir.
Düşük yağışların da etkisiyle İran’da kuraklık sorunu şiddetini artırırken sorunun tarım ve hayvancılık gibi sektörlere yansımaları ülkedeki ekonomik sorunları giderek derinleştirmektedir.
Orta Doğu’da hızla artan çevre sorunları, İran’ın sektörel politika ve faaliyetleri ve çevreye karşı gereken hassasiyeti yeterince göstermemesi ile giderek derinleşmektedir.
Koronavirüs salgınında açıkça ortaya çıktığı gibi sağlık altyapısı alanında bölgenin lider ülkesi olan Türkiye, tarım ve sulama teknolojileri konusunda da gelişmiş altyapısı ve tesisleri ile bölgenin ortak sorununun çözümünde anahtar bir rol oynayabilir.
Dişmuk’taki kadın intiharlarını, toplumun kadınlara yönelik yaklaşımına karşı bir protesto ve kadının kendi yokluğuyla toplumu cezalandırma eylemi olarak okumak mümkündür.