BAE saldırıları, asimetrik tehditlerin ne derecede ilerlediğine açık bir örnek oluştururken hava savunma sistemlerinin işlevselliği konusu bir kez daha gündeme gelmiştir.
Bloomberg’ün raporuna göre 2019 yılında İtalyan petrol devi Eni SpA, İran’dan yaklaşık 700.000 varil ham petrol satın almış.
Tenef Üssü’ne yapılan drone saldırısı, hedef alınan ABD üssünün, hava savunma zafiyetini akıllara getirirken İsrail’in, Suriye’ye yönelik son saldırılarına karşı gelişen bir reaksiyon olarak okunabilir.
İran’da su kıtlığı iç gerilimlerin tetikleyicisi olmaya devam ederken komşu ülkelerle yaşanan su anlaşmazlıkları da sorunu derinleştiriyor.
Rusya’nın İran’a vereceği iddia edilen “uydu teknolojisi” söylentilerini uydurma olarak niteleyen Putin, Suriye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan muhalif konumundaki halka insani yardım sağlanan sınır geçidinin kapatılacağını belirtti.
Her ne kadar Rus yapımı Kanopus-V keşif ve gözlem uydusu sivil maksatlar için üretilse de bazı modifikasyonlar yapılarak askerî maksatlara uygun hâle getirilebilir.
Mevcut koşullarda basın mensuplarının en önemli kaygısı, mesleki faaliyetten ziyade maddi ve manevi olarak yaşam mücadelesi olmuştur.
İran’ın gerek bölgede yürüttüğü faaliyetler gerekse de İran içindeki siyasi gelişmeler Biden yönetimi ile İran arasındaki ilişkilerin doğasına ve yönüne etki edecektir.
Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.
Kamusal söylem; Karakas ve Tahran’ın ABD’nin dayattığı eylem ve yaptırımları açıkça eleştirebileceği, şeytanlaştırabileceği ve mücrimleştirebileceği güçlü bir alandır.
Avrupalılar, Anlaşma’nın geleceğine yönelik tüm sorumluluğun sadece ABD tarafında olmadığını, aynı zamanda İran’ın da Anlaşma’yı bozan ciddi ihlallerinin olduğunu belirtmektedir.