Bulgular, operasyonun Batı İran’da geniş bir yerleşim ağına yayıldığını ve belirli güvenlik altyapılarının sistematik biçimde hedef alındığını göstermektedir.
İran’ın İsrail ve ABD ile bir savaşın içinde bulunduğu mevcut konjonktürde, Azerbaycan ile yeni bir cephe açılması ve gerginliğin sıcak çatışmaya dönüşmesi her iki taraf açısından da rasyonel bir ihtimal olarak görünmemektedir.
ABD-İsrail hava harekâtlarının İran’da bir Kürt ayaklanması yaratması, Kürt gruplar arasındaki parçalanmışlık, toplumsal desteğin yokluğu, kara işgalinin olmaması ve İran’ın güvenlik kapasitesi nedeniyle mümkün görülmemektedir.
8 Aralık, İran’ın bölgesel rolünün “merkezi güç”ten “sınırlandırılmış aktöre” doğru evrildiği daha uzun soluklu bir dönüşümün ara durağı olarak okunmalı. Bu dönüşümün nihai şeklini ise yalnızca Tahran’daki tercihler değil, Ankara’dan Riyad’a, Washington’d
Tahran, Zengezur Koridoru’nu İran’ı jeoekonomik olarak by-pass etme, NATO/ABD varlığını kuzey sınırlarına yaklaştırma ve İsrail’in istihbarat ile lojistik erişim kapasitesini genişletme potansiyeline sahip bir jeopolitik kaldıraç olarak değerlendirmektedi
Türkiye, İran-İsrail çatışmasını bölgesel ve küresel güvenlik perspektifinden değerlendirmiştir.