Dağlık Karabağ’da Rusya’dan İran’a Veto

Dağlık Karabağ sürecine ilişkin politika üretmekte başarısız olan İran, Moskova tarafından da bölgede istenmeyen aktör olarak görülmektedir.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 12 Aralık 2020 tarihinde İran Devlet Radyosuna uzun bir röportaj verdi. Lavrov’un cevapladığı sorulardan biri de İran’ın, işgal altındaki Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ilişkin rolüyle ilgiliydi. İranlı muhabir, “Astana formatını sürekli övüyorsunuz. Dağlık Karabağ’da yaşanan diplomatik sürece neden İran’ı dâhil etmediniz?” sorusuna Lavrov, “Astana formatı diğer çatışmaların çözümü için iyi bir örnek. Ancak her çatışmanın sadece bu üç ülke (Türkiye, İran ve Rusya) tarafından çözüleceği anlamına da gelmemektedir. Dağlık Karabağ meselesinde ise Ermenistan ve Azerbaycan ara buluculuk rolünü Rusya’ya vermeyi uygun gördü. Burada bir art niyet yoktur… Bu arada benim bakanlık dönemimde İranlı meslektaşlarımla yapmış olduğum çok sayıdaki görüşmelerde, Dağlık Karabağ meselesinin onların ilgisini çektiğini ve görüşme veya istişarelerde dile getirdiklerini hiç hatırlamıyorum… İran’ın endişelerini de anlıyoruz. Ermenistan ile Azerbaycan ilişkisinin düzelmesi İran’ın transit çıkarlarını olumsuz etkileyecektir. Ancak İran temel ilkeyi unutmamalı, ilişkiler düzeltilmelidir.” açıklamasında bulundu.

İran’ın, Dağlık Karabağ’da yaşanan sürecin dışında kalmasının birkaç nedeni var. Öncelikle Lavrov’un da belirttiği gibi İran’ın ara buluculuk teklifi sadece Azerbaycan tarafından değil aynı zamanda Ermenistan tarafından da geri çevrilmiştir. İran’ın, 1990’lı yıllarda Dağlık Karabağ işgalinin bitirilmesinde başarısız olması, Azerbaycan’ın bu yönde karar vermesine neden oldu. O dönemde ara bulucu olan İran tarafından sağlanan ateşkes, Ermenistan tarafından ihlal edildiği gibi her ateşkesin ardından Azerbaycan’ın toprakları işgal edilmiştir. Bakü tekrar böyle bir riski göze alamazdı. Ayrıca Bakü, İran’ın Ermenistan’la ciddi ekonomik ilişkileri olduğunu ve bu ilişkileri Azerbaycan’ın çıkarlarına ters olmasına rağmen geliştirdiğini bilmekte; dolayısıyla da İran’ın bu süreçte tarafsız kalacağını düşünmemektedir. Ayrıca Ermenistan’ın da İran’la yakın ilişkiye sahip olmasına rağmen Tahran’ın ara buluculuk önerisini geri çevirerek Rusya’nın lehine karar alması, Erivan’ın Tahran’a daha az güvendiğini göstermektedir.

İkinci olarak Rusya, İran’ın bölgede aktif rol almasını istememekte, İran’ı hâlâ bölgede kendisine rakip olarak görmektedir. İran da Rusya’yı aynı şekilde kendisine rakip saymaktadır. Lavrov’a göre uzun yıllar boyunca işgal altındaki Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ilişkin herhangi bir yapıcı öneride bulunmayan İran’ı, son aşamada etkin bir aktör hâline getirmek Rusya’nın çıkarlarına aykırıdır. Rusya, Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra eski Sovyet coğrafyasında yaşanan sorunların çözümünde kendini ara bulucu ve hakem rolünde görmekte ve bu rolü diğer aktörlere kaptırmak istememektedir. Bunun yanında Rusya, İran’ın kendisinin transit ülke olarak kalmasına öncelik vereceğinden Dağlık Karabağ sorununu çözmek ve Ermenistan-Azerbaycan ilişkisini düzeltmek isteyemeyeceğini düşünmektedir.

Son olarak Dağlık Karabağ işgalinin bitirilmesine ilişkin İran’ın herhangi bir politikası yoktur. Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerindeki statüko ve Dağlık Karabağ işgalinin çözümsüzlüğü İran ve Rusya’nın çıkarlarına uygundu. Tahran, bu durumun bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini düşünmüştü. Moskova’nın bu statükoyu koruyacağına inanan İran, olası gelişmelerle ilgili herhangi bir politika geliştirmedi. İran’ın stratejisi Ermenistan üzerinden Azerbaycan’ı dengelemeyi öngördüğünden gelişen olaylar karşısında Tahran, Rusya’nın atacağı adımları takip etmekle yetinmek zorunda kaldı. Fakat Azerbaycan’ın, Türkiye’nin manevi desteğiyle işgal altındaki topraklarını geri alarak güç dengesini ve bölgedeki ilişki biçimini kendi lehine değiştirmesi, İran açısından beklenmedik bir gelişme oldu.

Sonuç olarak Dağlık Karabağ sürecine ilişkin politika üretemeyen İran, Ermenistan’la beraber bölgede kaybeden ülkeler listesine girmiş ve Rusya ile Ermenistan tarafından bile istenmeyen aktör olarak görülmeye başlanmıştır.

Dağlık Karabağ, Azerbaycan, İran, Rusya, Lavrov, Ermenistan

Riyad-Şam Yakınlaşması

Sabir Askeroğlu

Orta Doğu’nun değişen dengeleri, Suudi Arabistan’ın dış politikasını değişime zorlamaktadır.

Zarif’in Moskova Suçlaması ve Rusya’nın Tepkisi

Sabir Askeroğlu

Rusya, Zarif’in sözlerini iç siyasete yönelik olarak görse de bu sözlerin, Kremlin’in Nükleer Anlaşma’yla ilgili savlarını yalanlıyor olmasının Moskova’yı rahatsız ettiği söylenebilir.