Emini Protestolarına Sanatçı ve Sporcuların Yaklaşımı

Turgay Şafak Kıdemli Uzman

İran’da devam eden protesto gösterilerinde toplumun farklı kesimlerinden insanlar sokağa çıkmış ancak söyledikleri ve videolarıyla kamuoyunu yönlendirenler; sporcular, sinemacılar ve müzisyenler olmuştur.

Modern tarihte meydana gelen toplumsal hareketler, değişimler ve devrimlerde ön planda olan, geniş halk kitlelerini yönlendiren ve devrimlerin gidişatına yön verenlerin hep aydınlar olduğunu görürüz. İran da bu yargıdan istisna edilemeyecek durumdadır. 19. asrın ikinci yarısından itibaren meydana gelen hadiseler ve değişimler incelendiğinde hem Meşrutiyet Devrimi’nde hem de Pehlevi Hanedanı’nın tahta çıkıp tahtı devrettiği döneme baktığımızda aydınların rolü oldukça belirgindir. Ancak son yıllarda durum farklılık arz etmeye başlamış özellikle Mehsa Emini’nin ölümü sonrasında sanatçılar, sinema oyuncuları, müzisyenler kısaca fenomen veya “influencer” olarak adlandırılan kimselerin toplumu yönlendiren kişiler olduğu dikkat çekmektedir. 

Emini’nin İrşat Devriyeleri tarafından gözaltına alındıktan sonra polis merkezinde hayatını kaybetmesinin ardından yaşanan protestolarda ön planda olan isimlerin siyasetçi ve aydınlardan ziyade müzisyenler, futbolcular ve sinema oyuncularının olması dikkat çekmiştir. Olayların ilk gününden itibaren özellikle eski futbolcu Ali Kerimi yaptığı paylaşımlarla adından bahsedilen isimlerden biri oldu. Kerimi, sosyal medya paylaşımları ile İran Devleti’ni hedef alarak protestoculara destek verdi. Bu destek, protestocular nezdinde olumlu yanıt bulmuş ve Kerimi’nin yaptığı çağrı pek çok kişinin sokağa çıkmasına sebep olmuştur. Hemedan’da protestocuların lideri olma iddiası ile gözaltına alınan bir genç yaptığı açıklamada, Kerimi’nin sosyal medya paylaşımlarından etkilenerek sokağa indiğini itiraf etmiştir

Tepki gösterenler sadece futbolcularla sınırlı kalmamış, protestocuları desteklemek amacıyla hentbol millî takımında bir daha forma giymeyeceğini ilan eden İran Hentbol Millî Takımı Kaptanı Seccad Esteki yaptığı açıklamada “Millî formayı ne zaman giysem amacım İran halkını mutlu etmekti ama son günlerde halka karşı gösterilen saygısızlık ve onların acısını paylaşmak adına millî takımdan ayrılıyorum.” sözlerine yer vermiştir.

Önceki yıllarda yaşanan benzer hadiselerde çoğunlukla müesses nizam yanlısı tavırları ile dikkat çeken ve bu tavrı sebebiyle müesses nizam tarafından sürekli taltif edilen eski futbolcu Ali Dayi’nin tavrı da dikkat çekicidir. Protestoların ilk günlerinde daha yumuşak mesajlar veren Dayi’nin, Erdebil’de bir okulda yaşanan hadise sonrası üslubu daha da sertleşmiştir. Dayi son olarak FIFA’nın, Katar’da düzenlenen dünya kupası maçlarını izlemek üzere yaptığı davetini “Böyle bir ortamda ülkemde halkın yanında olmak istiyorum.” diyerek reddetti. Futbolcular arasında Vurya Gafuri ve Hüseyin Mahini de protestolara destek veren isimler arasına katıldı. Gafuri 24 Kasım Perşembe günü, millî takımını tezyif ve devlet aleyhine propaganda suçlaması ile gözaltına alındı ve beş gün sonra kefaletle serbest bırakıldı. Gafuri’nin gözaltına alınmasına tepki gösteren kadın futbol takımlarından Senendec Batri Kulübü oyuncuları, Gafuri serbest kalıncaya kadar maçlara çıkmayacağını ilan etti. 

Protestolar, Katar’da oynanan dünya kupası maçlarını da etkiledi. İran Millî Takımı, İngiltere ile yapılan karşılaşmaya başlarken millî marşı okumayarak tepkilerini dile getirdiler. Emini’nin ölümü sonrası meydana gelen protestolardan bir diğeri ise İran’da genç kadın basketbol takımı olan Canco Canada’nın, antrenörleri ile birlikte başörtülerini toplu hâlde çıkararak destek vermesiydi. 

Spor camiasında tepkiler sadece futbol, hentbol ve basketbol ile sınırlı kalmadı birçok isim halkın yanında yer aldığını göstermek amacıyla millî takımdan çekildiklerini ilan etti. Aynı şekilde 16 Kasım’da Tahran’da gözaltına alınan eski millî kaleci Perviz Burumend, 29 Kasım’da ABD ile oynanacak millî maç öncesinde kefaletle serbest bırakıldı.

Öte yandan yaşanan hadiselerde devlet aleyhine tepki gösterenler arasında sinema oyuncusu ve yönetmenleri de dikkat çekmektedir. Emini protestolarının yaşanmasından çok kısa bir süre sonra ünlü oyuncu Fatıma Mutemed Arya, protestoların yaşandığı ilk günlerde katıldığı bir cenaze töreninde başörtüsü olmaksızın konuşma yaparak tepkisini ortaya koydu. İran müesses nizamına verdiği destekle bilinen ünlü oyuncu Şahab Hüseyni de protestolara destek veren isimler arasındaydı. Hüseyni “Sürekli masum imamlardan bahsediyorsunuz ama halka Emeviler gibi davranıyorsunuz.” diyerek tepkisini dile getirdi. Hüseyni’nin açıklamaları sonrasında yapımcılığını üstlendiği dizinin afişleri bütün reklam panolarından toplatılmıştır. Protestolara destek veren sanatçıların karşılaştıkları cezalandırma işlemlerinden ilki, reklam panolarından afişlerinin indirilmesidir. Daha sonra tasvir yasağı ve yurt dışına çıkış yasağı gibi kısıtlamalar gelmektedir. Özellikle kadın oyuncular, bir sivil itaatsizlik olarak yorumlanabilecek bir protesto girişimine başlayarak başörtülerini çıkarıp kendi sosyal medya hesaplarından Emini’nin öldürülmesini kınayan açıklamalar yapmışlardır. Bunlar arasında Ketayun Riyahi, Terane Alidusti, Şebnem Ferşadcu, Baran Kevseri, Hengame Kadıyan, Behnuş Tabatabai, Haniye Tevessuli gibi isimler sayılabilir. Alidusti, yayımladığı mesajda yurt dışına çıkmayacağını, hiçbir filmde oynamayacağını ve halkın yanında direnmeye devam edeceğini söyledi. Sanatçıların birbiri ardınca başörtülerini açarak video yayımlamalarına Kültür ve İslami İrşat Bakanı tepki göstermiş; başlarını açan sanatçıların kanunları hiçe saydığını ve Bakanlığın kanunlara uymayan kimselerle iş birliği yapmayacağını ifade etmiştir. Bakan’ın bu açıklaması, Ketayun Riyahi ve Hamid Behdad gibi bazı isimlerin tepkilerine sebep olmuştur. 

Genel olarak muhalifler tarafından “vasat-baz” (orta yolcu) olmakla suçlanan Asgar Ferhadi gibi bazı isimlerin de protestolara destek vermesi dikkat çekti. Olayların ilk gününde Emini’nin ölümüne tepki gösteren yönetmenler arasında Mesud Kimyayi ve Rahşan Beni İtimad gibi isimler de yer almıştır. Ayrıca protestolar devam ederken İran Sinema Evi (Hane-i Sinema) bir açıklama yaparak birçok meşhur oyuncu ve yönetmenden oluşan yaklaşık 100 sanatçının gözaltına alındığı, yurt dışı çıkış yasağı olduğu, çalışma izinleri veya sözleşmelerinin iptal edildiği bilgisini paylaştı. Öte yandan İran Sinema Evi üyesi bir grup sinemacı ise kurumun bu açıklamasına tepki göstererek yapılan bu açıklamadan üyelerin birçoğunun haberinin olmadığı, bunun yönetmeliğe aykırı olduğu, kurum yöneticilerinin siyasi açıklama yapmaya haklarının olmadığı yönünde açıklamalar yapmıştır. İran Sinema Evi tarafından yayımlanan basın bildirisine Kültür ve İslami İrşat Bakanı Muhammed Mehdi İsmaili, “Olayların iyi tahlil edilmediğini gösteriyor.” diyerek tepki göstermiştir

Emini’nin ölümünün ardından yaşanan hadiselere müzik dünyası da sessiz kalmayarak tepkilerini dile getirdiler. Birçok sanatçı konserlerini iptal etti. Keyhan Kelhor, Humayun Şeceryan, Muhsin Yegane ve Tomac Salihi gibi birçok isim tepkilerini dile getirdi. Bunlar arasında rap müzik sanatçısı Salihi yayımladığı videolarda devrimin yakın olduğunu ve yöneticilerin yol yakınken ülkeyi terk etmeleri gerektiğini söylemesinin ardından “ülke güvenliğini bozmak amacıyla örgüt kurma” suçlamasıyla gözaltına alınmıştır.

İran’da eylül ayı ortasından bu yana devam eden protesto gösterilerinde toplumun her yaş grubundan, farklı mesleklerden, farklı etnik ve dinî aidiyeti olan insanlar sokağa çıkmış ancak en fazla konuşulanlar söyledikleri sözler ve videolarıyla efkârıumumiyeyi yönlendiren sporcular, sinema sanatçıları ve müzisyenler olmuştur. Aydınların göstermiş olduğu tepkiler ya çok dikkat çekmemiş ya da halkın aydınlara olan inancının yok olması sebebiyle bir etkisi olmamıştır.

Emini Protestoları Sonrası Yapılan Görev Değişiklikleri

Turgay Şafak

Emini’nin ölümünden sonra yaşanan protestolarla birlikte üst düzey yönetimde gerçekleşen bazı atamalar ve görev değişiklikleri, müesses nizamın geri adım atmayacağı hususunda ipuçları vermektedir.

Protestolar Göç Dalgası Başlatır mı?

Turgay Şafak

İran’da göçün en yüksek olduğu dönemler, büyük siyasi çalkantılar sonrası olurken yakın vadede göçün en fazla yaşandığı dönemlerden biri, 2009 protestoları sonrası yaşanmıştır.