Irak Bütçesinde Haşdi Şabi Gölgesi

Müştak El-Hılo Koordinatör, Şiilik Araştırmaları

Fetih Koalisyonu milletvekillerinin ve İran’a yakın grupların engel çıkarması ve bütçenin kabul edilmesi karşılığında ayrıcalık elde etme çabaları, bütçenin onaylanmasındaki altı aylık gecikmenin temel sebebidir.

Irak’ın 2021 yılı bütçesi, yaklaşık altı ay süren tartışma ve pazarlığın ardından ve hükûmet ile bazı parti ve grupların ortak hareket etmek suretiyle uzlaşmaları neticesinde yaklaşık bir ay önce Meclis onayından geçti. 2020 yılı bütçesi; Ekim 2019 ayaklanmaları sonucu dönemin başbakanı Adil Abdülmehdi’nin istifası, beş ay süren iktidar boşluğu ve hükûmet ile Meclisteki etkili gruplar arasındaki fikir ayrılıkları nedeniyle hiçbir zaman onaylanamamıştı.

Bazı partilerin ve grupların engel çıkarması ve bütçenin kabul edilmesi karşılığında ayrıcalık elde etme çabaları, bütçenin onaylanmasındaki altı aylık gecikmenin temel sebebidir. Örneğin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), birkaç yıldır IKBY’nin bütçedeki payı konusunda merkezî hükûmetle fikir ayrılığı yaşamaktadır. Yeni yılda da Meclisteki IKBY milletvekilleri, IKBY’nin bütçedeki payı artmadan bütçeyi onaylamaya yanaşmadı.

Fetih Koalisyonu yetkilileri ve İran’a yakın grupların yeni döviz kurunun onaylanması karşısında direnmeleri ve resmî kur ile serbest piyasa kuru arasındaki farktan daha fazla yararlanmak için oyalanmaları, bütçenin onaylanmasındaki gecikmenin bir başka nedenidir. Hükûmet, son olarak petrol fiyatlarındaki düşüş ve koronavirüs salgınından kaynaklanan bütçe açığını azaltmak için ulusal para biriminin değerini yabancı paralar karşısında %20 oranında azaltmıştır. Merkez Bankası, ulusal paranın değerini sabitlemek ve ithalat için gerekli olan dövizi sağlamak için yıllardır günlük yaklaşık 200 milyon doları piyasaya sürüyordu. Bu miktarı Devrim Muhafızları Ordusuna (DMO) bağlı Kudüs Gücü Kuvvetlerine yakın birkaç özel banka ele geçiriyordu ve bazı kaynaklara göre İran’ın, Irak ve bölgedeki vekil gruplarının masraflarının bir kısmı bu şekilde temin ediliyordu. Yeni bütçe tasarısında ulusal para biriminde yapılan bu değişikliğin onaylanması, Merkez Bankasından dolar satın alan bu özel bankaların kârlarını kaybedeceği anlamına gelmektedir. Bu nedenle Fetih Koalisyonu ve İran’a yakın gruplar sadece Haşdi Şabi’ye bazı imtiyazların tanınması koşuluyla bütçeyi onaylamayı kabul etti.

Haşdi Şabi’nin yeni bütçedeki ilk başarısı, daha önce polislerle aynı olan maaşlarının ordu mensuplarıyla eşitlenmesi oldu. Böylece yeni dolar kuruna göre Haşdi Şabi güçlerinin en düşük maaşı yaklaşık 1.000 dolara yükseldi. Son yıllarda ekonomik kriz nedeniyle askerî kuvvetler ve kolluk kuvvetleri yeni personel alımı yapmamasına rağmen Haşdi Şabi’ye 30 bin kişi istihdam etme izninin verilmiş olması, Haşdi Şabi’nin ikinci başarısıdır. Haşdi Şabi ile ilgili kanun onaylanmadan ve örgüt, devlet çatısı altına girmeden önce örgütün 30 bin üyesinin farklı sebeplerle ayrıldığı iddia edilmektedir. Kanunun onaylanmasıyla birlikte hiçbir listede isimleri ve özellikleri belirtilmeyen bu 30 bin üye, yeniden istihdam edilecek. Bu sebeple söz konusu tasarıda birçok belirsizlik bulunmaktadır. Suriye’de savaşan ve Haşdi Şabi üyesi olmayan militanlardan yeni kişilerin istihdam edilmesi muhtemel ve bunların bir kısmı da önümüzdeki seçimlerde bazı grupların ve aşiretlerin desteğini kazanmak için Haşdi Şabi’de istihdam edilebilir. Ayda bu 30 milyon doların bir kısmının Haşdi Şabi’nin propagandası veya İran’dan silah alımı için kullanılması da beklenmedik değildir.

Haşdi Şabi güçlerinin gerçek sayısı bilinmemektedir. Eski Başbakan Haydar el-İbadi, Haşdi Şabi içinde 90 bin hayalî savaşçıya ve görünmeyen askere ödeme yapıldığını açıklamıştı. El-İbadi, 2018 yılında Haşdi Şabi Mali İşler Müdürü Kasım ez-Zebidi’den, Haşdi Şabi güçlerinin gerçek sayısı hakkında bir rapor sunmasını istedi. Ancak ez-Zebidi, aniden kimliği belirsiz kişiler tarafından suikasta uğradı ve bu konudaki soruşturma bir sonuca ulaşamadı. Bu güçlerin resmî sayısı 140 bindir. Yeni katılacak 30 bin kişiyle birlikte bu sayı 170 bine ulaşacak ve onların yıllık maaşı yaklaşık 2 milyar dolar olacaktır. Bu rakam, altı bakanlığın (Dışişleri, Kültür, Turizm, Su Kaynakları, Adalet, Ulaşım ve Planlama) bütçesine eş değerdir. Yeni bütçeye göre Haşdi Şabi’nin bütçesi, 2019 yılına göre %45,7 artarken Savunma Bakanlığının bütçesi sadece %9,9 artmıştır.

Son olarak DMO, Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi gibi bazı İran makamları, askerî iş birliğinin artırılması ve Irak ordusunun İran tarafından silahlandırılmasını istedi. Bazı medya kuruluşları, önümüzdeki günlerde bir anlaşmanın imzalanacağından bahsetse de Irak Savunma Bakanlığı şimdiye kadar bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmadı. İran Savunma Bakanı Emir Hatemi, 14 Kasım’da Tahran’da Iraklı mevkidaşı Cuma Anad ile yaptığı basın toplantısında Tahran’ın, Irak’ın silah ihtiyacını karşılamaya hazır olduğunu söyledi. Anad ise bu konuda yorum yapmaktan kaçındı. Bazıları, Haşdi Şabi’nin yeni bütçenin bir kısmını hem kendisi hem de Savunma Bakanlığı için İran’dan silah alımında harcamak üzere kullanacağını ifade etmektedir. Haşdi Şabi özellikle Askerî Sanayi Komisyonunda bulunan temsilcileri aracılığıyla silah alımını etkileyebilir.

Bütçe, Irak, Haşdi Şabi, Fetih Koalisyonu, İran

Jeopolitiğin Hizmetindeki Mezhebi Rivayetler: Curf el-Sahar Örneği

Müştak El-Hılo

Haşdi Şabi, siyasi ve stratejik nedenlerin yanı sıra Curf el-Sahar’daki varlığını dinî mitlerle ilişkilendirerek bölgeyi kendisi için bir üs hâline getirdi.

İran, Ehlibeyt ve Akdeniz Koridoru

Müştak El-Hılo

Dinî gerekçelerle ortaya konan planın asıl hedefleri arasında, Akdeniz’e ulaşmak ve Türkiye ile Sünni Araplar arasında bir bariyer oluşturmak olduğu söylenebilir.