İran-Suudi Arabistan Görüşmelerinde Dördüncü Tur

Arife Delibaş Asistan, Dış Politika

Uzun zamandır bölgesel rakipler olan İran ve Suudi Arabistan, Irak’ın ara buluculuğunda bir uzlaşı aracı olarak diyalog yoluyla sorunları çözmeye ve bölgesel gerilimi azaltmaya çalışıyor.

İran-Suudi Arabistan ilişkileri, bölgesel güç mücadelesi ile başta Suriye ve Yemen olmak üzere bölgesel krizlerin de etkisiyle giderek keskinleşmiştir. 2016 yılında Şii din adamı Ayetullah Nemr Bakır en-Nemr’i idam etmesinin ardından Suudi Arabistan’ın Tahran Büyükelçiliği ve Meşhed’deki konsolosluk binasının ateşe verilmesiyle birlikte bu ülke, İran ile diplomatik ilişkilerini askıya almıştır. 2019 yılında ise Suudi Arabistan’ın millî petrol şirketi Saudi Aramco’nun tesislerine düzenlenen saldırı; İran yönetimi saldırılarla bağlantısını reddetse de ikili ilişkilerin hiç olmadığı kadar gerilemesine neden olmuştur. Ancak ABD’nin Afganistan ve Irak’tan askerî çekilme kararı ve böylesi bir durumun bölgeye olası yansımalarındaki endişeler, iki tarafın da ilişkilerini gözden geçirme noktasında tetikleyici unsur olmuştur.

Ağustos ayında yerini İbrahim Reisi’ye bırakan eski İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin başkanlığında başlatılan görüşmeler, 9 Nisan’dan bu yana Irak’ın ara buluculuğunda gerçekleşmektedir. 28 Ağustos’ta İran’ın da katılım gösterdiği “Komşu ve Bölge Ülkeler İş Birliği ve Dayanışma Zirvesi” olarak adlandırılan Bağdat Zirvesi’nin geride bırakılmasını takip eden günlerde, İran’ın Bağdat Büyükelçisi Irec Mescidi “Suudi tarafıyla üç tur müzakere yaptık ve dördüncü tur, yeni bir İran hükûmeti kurulduktan sonra yapılacak.” açıklamasında bulunmuştu. Nihayetinde beklendiği üzere dördüncü tur görüşmeler gizlilik çerçevesi içerisinde gerçekleştirildi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan el-Suud, 3 Ekim’de yaptığı açıklamada “henüz keşif aşamasında” olarak nitelendirdiği dördüncü tur müzakerelerin 21 Eylül’de gerçekleştiğini söyledi. Yetkili, toplantının yerini açıklamazken tarih, Cumhurbaşkanı Reisi’nin Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurul Toplantısı’ndaki “Başta komşularımız olmak üzere tüm dünya ile etkin bir ilişki arayışındayım ve onların ellerini samimiyetle sıkıyorum. Yeni bir dönem başladı.” ifadelerinin yer aldığı konuşmasıyla aynı güne denk gelmektedir. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade de 4 Ekim’de yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ile görüşmelerin Bağdat’ta “mümkün olan en iyi şekilde” yapıldığını belirtmiş ve “Müzakereler için her iki taraf da herhangi bir ön koşul belirlemedi. Karşılıklı yarar çerçevesinde sürdürülebilir ilişki kurmaya çalışıyoruz.” ifadelerini eklemiştir. Görüşmelerin içeriğiyle ilgili olarak ise çoğunlukla ikili ilişkilere odaklanıldığını ancak bölgesel meselelere de değinildiğini belirtmiştir.

Dördüncü tur görüşmelerin detaylarına ilişkin çeşitli kaynaklardan edinilen bilgilere göre görüşme, Irak Başbakanı Mustafa Kazımi ile İranlı ve Suudi üst düzey yetkililerin katılımıyla Uluslararası Bağdat Havalimanında gerçekleştirilmiştir. Masadaki temel konu, Yemen meselesi ve ikili diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması olmuştur. Görüşmelerin genel anlamda verimli geçtiği düşünülmekte ve özellikle Yemen hususunda sürdürülebilir uzun vadeli bir çözüm için her iki tarafın da bir mekanizma oluşturma konusunda anlaştığı iddia edilmektedir. Ayrıca Husilerin üst düzey yetkililerinin de mekanizmadan doğacak çözümü kolaylaştırmaya hazır oldukları ifade edilmektedir. Buna ek olarak görüşmede, tarafların birbirlerine karşı medya kampanyaları yapmaktan kaçınma ve hatta uluslararası örgütlerde birbirlerini destekleme konusunda anlaştıkları da gelen bilgiler arasında. Diyalog sürecinde beklenen diğer bir adımın, diplomatik ilişkilerin restorasyonu olduğu doğrulanırken büyükelçiliklerin yeniden açılıp açılmayacağı veya başlangıçta konsoloslukların açılması gibi bir ön adımın olup olmayacağı konusunda detay paylaşımı ise yapılmadı. Ancak Hatipzade, 4 Ekim’deki açıklamasında bir Suudi heyetinin, kapatılan Suudi Büyükelçiliğini yeniden açmaya hazırlanmak için Tahran’ı ziyaret ettiği yönündeki iddiaları doğrulamadı. Görüşmelerde ön plana çıkan diğer bir konu ise Irak tarafının, her iki tarafa da Meşhed’i Kerbela üzerinden Mekke’ye bağlayan uluslararası bir kara yolu kurma önerisi olmuştur. İranlı ve Suudi yetkililerin, Irak’ın kara bağlantısı (Meşhed-Kerbela-Mekke) kurma önerisine olumlu yaklaştıkları düşünülmektedir.

Son olarak İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, 7 Ekim’de Lübnan’daki basın açıklamasında, İran-Suudi Arabistan görüşmelerinde “uzun bir mesafe” katedildiğini belirtmiştir. Abdullahiyan’ın, New York’ta fiziki olarak katıldığı BM Toplantısı’nda, oturum aralarında Suudi Arabistan ve diğer Körfez mevkidaşlarıyla bir araya geldiği yönünde çeşitli iddialar mevcuttur. İki rakibin görüşmelerine ilişkin ABD’den gelen tepkiler ise bölgede daha fazla barış ve istikrarı sağlayacak her türlü doğrudan görüşmeyi memnuniyetle karşıladıkları yönünde olmuştur. Dördüncü turun devamında, İran-Suudi Arabistan görüşmelerinin, 2022’den önce en az bir kez daha yapılması bekleniyor. Başbakan Kazımi, bu diyalog süreci için önemli çabalar harcamış olsa da gelecek seçim sonuçlarının bu görüşmeler üzerinde olumsuz bir etki oluşturmaması, bölgesel istikrar için önemli bir beklenti olmayı sürdürmektedir.

İran, Suudi Arabistan, Irak, Diyalog, Diplomatik Görüşmeler

Ilısu Barajının Açılışına İran’dan Gelen Tepkiler

Arife Delibaş

Ilısu Barajı ve HES’in tamamlanması, İran basınında kendine oldukça geniş bir yer bulmuş ve ciddi ithamlar üzerinden bir kamuoyu yaratılmaya çalışılmıştır.