İran’da 4,8 Milyar Dolarlık Yolsuzluk: Sayıştay Raporu

1397 yılının hükûmet harcamaları incelenerek ithalatçılar için sağlanan 4,8 milyar doların kayıp olduğunu belirten Rapor, İran'da çeşitli tartışmalara neden oldu.

1906 yılında kurulan Sayıştayın görevi İran İslam Cumhuriyeti Anayasası'nın 54 ve 55. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre Sayıştayın en önemli görevi hükûmetin bütçe denetim raporunu hazırlamaktır. Sayıştay; tüm bakanlıkların, kurumların, devlet şirketlerinin ve devlet bütçesinden herhangi bir şekilde yararlanan diğer kuruluşların mali operasyonlarını ve faaliyetlerini kontrol etmekle görevlidir. Bu bağlamda Sayıştay her yıl hükûmet performansı, mali akışları ve programlarının ülkenin bütçe yasasında belirlenen amaç ve hedeflerle uyumu hakkında denetim raporu hazırlamaktadır.

1397 Yılı Denetim Raporu Sayıştay Başkanı Adel Azar tarafından 14 Nisan Salı günü Meclise sunuldu. Sunulan Rapor'da, 1397 yılında resmî döviz kuru (1 ABD doları= 4.200 tümen) kapsamında ithal edilen malların parasal değerinin 26,6 milyar dolar olduğu ancak kâğıt üzerinde 31,4 milyar dolarlık mal ithalatı yapılmış gibi gösterildiği tespit edildi ve 31,4 milyar dolarlık tahsisatın 4,8 milyar dolarlık kısmının “hayali ithalat” olduğu belirtildi. Azar, Parlamento toplantısında yaptığı konuşmada 4,8 milyar doların karşılığında hiçbir mal ve ürünün ithal edilmediğini belirtti. Hükûmetin koronavirüs kriziyle mücadele ederken Sayıştay Raporu'nda yolsuzluk ile suçlanması ülkede tartışmalara neden oldu. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani söz konusu iddialar hakkında açıklamada bulundu. Sayıştayın iddialarının doğru olmadığını savunan Ruhani, "Ben dostlarımızdan halkı şüpheye sevk edebilecek açıklamalar yapmamalarını rica ediyorum. Sayıştay Raporu'nun dövizle ilgili kısmı yüzde yüz hatalı ve Rapor'u düzenleyenler ülkedeki kurallardan ve düzenlemelerde habersizdir.” dedi.

4,8 Milyar Dolar İran İçin Ne Anlama Geliyor?

ABD’nin Nükleer Anlaşma'dan çekilmesiyle birlikte İran’a yönelik yeni yaptırımlar uygulaması, ülkenin petrol satışında %90 oranında düşüşe neden oldu. Bununla birlikte İran’ın para birimi sert bir şekilde değer kaybetmeye devam etti. Hükûmet döviz kurunu kontrol etmek ve ithalatı teşvik etmek amacıyla tercihli ya da resmî kurdan dolar satmaya karar verdi. Böylece yaptırımlar nedeniyle zor durumda olan ekonomiye rahat nefes alması için bir yol bulunurken hem ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin ülkeye getirilmesi hem de döviz kurunun kontrol edilmesi hedeflendi.

Yaptırımların etkileri devam ederken koronavirüs salgınının İran'a da sıçramasıyla beraber darboğazda olan ülke ekonomisi daha da kötüleşti. İranlı yetkililere göre koronavirüs salgını ülkede 3,3 milyon resmî ve 4 milyon da gayri resmî çalışanın işlerinin askıya alınmasına veya işten çıkartılmasına neden oldu. Ayrıca yetkililer salgın nedeniyle yaklaşık 1,5 milyondan fazla resmî ve gayri resmî işyerinin kapanmak zorunda kaldığını belirtti. Bunlarla birlikte İran Öğrenci Anket Ajansının (ISPA) yaptığı anket çalışmasına göre salgın, vatandaşların yarısından fazlasının gelirinin azalmasına sebep oldu. Ayrıca IMF’in nisan ayında yayımladığı raporda İran’ın ekonomik büyümesi için %6 daralma öngörülmüştü ancak 2019 yılında ülke ekonomisi öngörülenden daha da kötüye giderek %7,6 oranında daraldı.

İran Sağlık Bakanlığının verilerine göre koronavirüs salgını dolayısıyla ülkede şu ana kadar 6 bine yakın ölüm ve 90 binden fazla vaka görüldü. Ancak birçok uzman gerçek rakamların resmî rakamlardan çok daha fazla olduğunu iddia etmektedir. İran’ın yaptırımlar nedeniyle tıbbi malzeme temininde yetersiz kalması; hükûmetin genel olarak salgının kontrolünde iyi bir performans sergileyememesi; ekonomik sorunlar nedeniyle bazı bölgelerin karantinaya alınamaması gibi sebepler ülkede bir insani krize yol açmış durumda. Dolaysıyla bahsedilen 4,8 milyar dolar değerindeki kayıp ciddi bir önem taşımaktadır.

İran, koronavirüs ile mücadelede ihtiyaç duyduğu mali destek için IMF’den 5 milyar dolar talep etmiş ancak bu teklif IMF tarafından olumlu karşılanmamıştı. İran’ın talep ettiği bu miktarın raporda belirtilen 4,8 milyar dolar değerindeki kayba neredeyse eşit olduğunu belirtmek gerekmektedir. 4,8 milyar dolar, resmî döviz kuruna göre 20 trilyon tümene denk gelirken serbest piyasa döviz kuruna göre 75 trilyon tümene denk gelmektedir. Bu da hükûmetin mart ayında koronavirüsten etkilenen sektörler için açıkladığı 75 trilyon tümen değerindeki mali destek paketi ile aynı miktardadır.

Rapor'a göre “hayali ithalat” olduğu söylenen 4,8 milyar doların açıklaması şu şekildedir:

  • 100 milyon dolardan fazla döviz tahsisatı yapılan 37 gerçek ve tüzel kişinin 32 tanesi toplamda 1,2 milyar dolar değerinde mal ithal etmemiştir.
     
  • 50-100 milyon dolar arasında döviz tahsisatı yapılan 48 gerçek ve tüzel kişiden 31 tanesi yaklaşık 852 milyon dolarlık mal ithal etmemiştir.
     
  • 10-50 milyon dolar arasında döviz tahsisatı yapılan 385 gerçek ve tüzel kişiden 212'si yapmaları gereken yaklaşık 1,2 milyar dolar değerindeki ithalatı yapmamıştır.
     
  • 5 milyon dolara kadar döviz tahsisatı yapılan gerçek ve tüzel kişiler, 1,1 milyar dolardan fazla ithalat yapmamıştır.
     
  • 22 şirket ithal edilen mallar ile ilgili fatura/ithal mal bildirim belgesi düzenlerken ithal malları değerinin üzerinde göstermiş ve böylece devlet aleyhine yaklaşık 172 milyon dolarlık fazla bir ödeme tespit edilmiştir.
     
  • Hükûmet tarafından bankalara sağlanan 12,5 trilyon tümen (2,97 milyar dolar) dövizin yaklaşık 10,8 trilyon tümeni (2,6 milyar dolar) bankalar tarafından geri ödenmemiştir.

Bunlarla birlikte hükûmet sağladığı düşük döviz kuruyla sanayi sektörünü desteklemesi gerekirken bundan genelde temel gıda ve ilaç ithalatı yapan sektörler faydalanmıştır. Ayrıca Rapor'a göre temel malları ithal etmek için işletmelere 2,7 milyar dolarlık döviz kuru imkânı sağlanmış ancak işletmeler temel mal ithal etmek yerine önemsiz ve gereksiz ürünler ithal etmiştir. Sayıştay aynı Rapor'da diğer bazı önemli hususlardan da bahsetmiştir. Örneğin Rapor'da 1397 yılında bütçe hedeflerinin %32’sinin tam anlamıyla gerçekleştirildiği ancak belirlenen hedeflerden %68 oranında sapma olduğu açıklanmıştır.

Sonuç olarak Sayıştay tarafından hazırlanan ve 1397 yılının hükûmet harcamaları incelenerek ithalatçılar için sağlanan 4,8 milyar doların kayıp olduğunu belirten Rapor, ülkede çeşitli tartışmalara neden oldu. Bu durumun, koronavirüs salgını ile mücadelede ekonomik zorluk çeken ve IMF’den finansal destek isteyen İran’ı daha da zor bir duruma sokacağı aşikârdır.

Sayıştay Raporu, 1397 Yılı, Döviz Kuru

İran Petrol Üretiminin Tarihî Düşüşü

Ahmad Zubair Nabizada

Yaptırımlar, İran’ın petrol ihracatının %90 oranında azalmasına yol açarken koronavirüsle beraber ülkedeki petrol üretimi de %49 oranında düşerek son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi.