İran’da Hükûmet ve Ekonomik Büyüme

İran’da Hükûmet ve Ekonomik Büyüme

Mesut Nili vd., Devlet ve Ruşd-i İktisadi der İran, Naşre Ney, Tahran, 2008, 288 sayfa

ISBN: 978-9641851431

 

Mesut Nili vd. tarafından kaleme alınan “İran’da Hükûmet ve Ekonomik Büyüme” adlı kitap, Naşre Ney tarafından 2008 yılında Tahran’da basılmıştır. İran’ın Hemedan eyaletinde doğan Mesut Nili, akademisyen ve ekonomi uzmanıdır. Yazarın yedi kitabı ve makroekonomi, politik ekonomi gibi çeşitli alanlarda yayımlanan birçok makalesi bulunmaktadır. 2000-2011 yıllarında Şerif Teknoloji Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesinin dekanlığını yapan Nili aynı zamanda 2002-2004 yılları arasında Ekonomi Konseyi başkanı olarak görev yapmıştır. Bunun yanı sıra Haşimi Rafsancani hükûmetinde üç yıl boyunca Bütçe ve Planlama Kurumunda başkan yardımcısı ve 2013-2017 yılları arasında Ruhani’nin ekonomi danışmanı olarak görev almıştır.

Kitap, ülkede maksimum ekonomik büyümeye ulaşmak için hükûmetin en uygun büyüklüğünü tahmin etmek amacıyla 2004 yılında yapılan bir çalışmanın ürünüdür. Alanında uzman akademisyenlerce hazırlanan ve İran’da hükûmet ve ekonomik büyümeyi ele alan kitap, beş farklı bölümden oluşmaktadır. Eserin odak noktasını, hükûmet faaliyetlerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi oluşturmaktadır. Kitapta bu etkinin anlaşılması için şu üç hususa dikkat edildiği belirtilmiştir: Bütçe mekanizmaları, hükûmetin üretim birimlerinin ve kamu iktisadi teşebbüslerinin kontrolü ile bütçe dışı müdahaleleri.

Kitabın birinci bölümü, “Hükûmet ve Ekonomik Büyümenin Teorik Analizi” başlığı altında Farhad Nili tarafından kaleme alınmıştır. Kitabın ana konusunu belirleyen teorik çerçeveyi oluşturan bölümde, İran’da hükûmet faaliyetleri ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiye değinilmiştir. Yazar bu bölümde ilk olarak devletin kamu sektörü ekonomisi ve kamu maliyesi üzerindeki işlevi, kamu mallarının üretimi, tedariki ve kaynakların yeniden dağıtılmasından bahsetmektedir. Hükûmetin homojen bir birim olduğu ekonomide, müdahalenin getirdiği tek maliyet vergi tahsilatıdır. Hükûmetin işlevleri arasında sosyal adaleti sağlamak, dışsallıkları kontrol etmek, kamu mallarını üretmek ve tedarik etmek, tekelleri ortaya çıkarmak ve rekabetçi olmayan koşulları ortadan kaldırmak gibi görevler yer almaktadır.

Bu bölümün bir sonraki kısmında, hükûmetin performans kalitesi hususuna işaret edilmiştir. İyi bir hükûmetin ana bileşenleri ise hesap verebilirlik (sorumluluk), şeffaflık, verimlilik, adalet gibi unsurlardır. Yazar “iyi bir hükûmet” terimini kullanarak hükûmetin büyüme ve gelişmede iyi olmasını kastetmektedir. Ayrıca hükûmetin görevini teorik açıdan değerlendirmesi için müdahaleciliği ve bürokratik kaliteleri incelemesi gerekmektedir. Adam Smith ve Douglas North’un klasik bakışına göre iyi bir hükûmet, ekonomiye en az müdahale eden hükûmettir. Ancak hükûmetin müdahale ettiği alanlar şunları kapsar: Tüketici haklarının korunmasını haklı çıkaracak şekilde özel sektör faaliyetlerini düzenlemek, piyasadaki tekelleri önlemek, doğal tekelleri düzenlemek. Hükûmetin büyüklüğü, dikkate alınması gereken bir diğer kriterdir. Hükûmetin performansı, transfer ödemeleri için devlet harcamaları, kamu harcamaları ve kamu sektöründeki istihdam oranı hükûmetin büyüklüğünü göstermektedir. Son olarak politik ve ekonomik özgürlük kriterinden de bahsedilmektedir.

Bir diğer konu olarak teorik büyüme modelleri (neoklasik ve endojen ekonomik büyüme teorileri) çerçevesinde hükûmetin rolü ele alınmıştır. Endojen büyüme modelinde; kamu mallarının temini ve bunların nasıl finanse edileceği, mülkiyet haklarının korunmasında hükûmetin rolü, temel bilimlere yatırım yapma, ticaret politikaları ve beşerî sermaye birikim sürecini hızlandırma hususları dikkate alınmaktadır. Bunlarla birlikte yazar ülkelerin ekonomik performansındaki geniş farklılıkları açıklayan şu üç faktöre de işaret etmiştir: Coğrafi faktörler, ticaretin rolü ve kuruluşların rolü.

Birinci bölümün son kısmında yazar, “Hükûmet, Petrol ve Ekonomik Büyüme” başlığı altında petrol zengini ülkelerdeki düşük ekonomik büyüme ile ilgili değerlendirmede bulunmakta, petrol kaynaklarının sınırlı ve yenilenemez olduğunu vurgulamaktadır. Yazara göre petrol ihraç eden ülkelerin zayıf ekonomik performansı, bu ülkelerdeki devlet kurumlarının zayıf işleyişinin bir sonucu olarak politika yapım kalitesinin düşük olmasından kaynaklanmaktadır.

Eserin ikinci bölümü, “Ülkenin Ekonomi Performansı ve Hükûmetin Büyüklüğünün İstatistiksel Analizi” başlığıyla Muhammet Kürtbaça tarafından yazılmıştır. Son yüzyılda kamu sektör büyüklüğünün dünyanın birçok yerinde artmaya başlaması, küresel ekonomideki gelişmeler ve demokrasinin yayılması hükûmetlerin isteğe bağlı eylem kapsamını sınırlandırmıştır. Her ülkenin vergi kurallarının, yatırım ve ekonomi politikalarının küresel endekse uygun olarak şekillendirilmesi, hükûmetlerin rolünü sağlamada kolaylaştırıcı ve düzenleyici etkiye dönüşmüştür. Sonrasında yazar, hükûmetlere optimal büyüklüklerini belirlemek ve verimliliklerini artırmak için ikili bir strateji önermektedir: Beklenen rol ve faaliyetleri hükûmetin mevcut yeteneklerine uyarlamak ile kamu kurumlarını güçlendirerek hükûmetin kapasitesini artırmak. Yani bir yandan hükûmet kaynaklarının sınırlı olması hasebiyle müdahalesini sınırlandırmalı diğer bir yandan da kamu kurumları arasında rekabet yaratarak sundukları hizmetlerin kalitesini ve verimliliğini artırmalıdır.

Devrim ile birlikte İran ekonomisi, ciddi enflasyonist baskılar ve nispeten derin bir durgunluk ile karşı karşıya kalmıştır. Nitekim 1980 yılında petrol ihracatının azaltılması, cari harcamalarda tasarruf edilmesi gibi alanlarda değişiklikler yapılmıştır. Ancak İran-Irak Savaşı’nın başlamasıyla beraber durgunluk ve artan enflasyon, hükûmetin bütçe açığı vermesine de yol açmıştır. Böylece 1979-1989 yılları arasında hükûmet harcamalarının GSYİH’ye oranı %55,4’e kadar yükselmiştir.

Hükûmetin ekonomik politikaları, Savaş yıllarında ucuz tüketime yönelik şekillendirilmiştir. Bu durum doğrudan üretim sektörünü olumsuz etkilemiştir. Fiyatlandırma ve döviz kuru politikaları ülkedeki üretim, ticaret ve GSYİH’de küçülmeye neden olmuştur. Aynı şekilde 1989-1993 yılları arasında hükûmetin ekonomik politikalarında yenilik ve değişiklikler yapılmıştır. 1993’te hükûmetin Merkez Bankasından aldığı borçların vadesinin bitmesine müteakiben azalan petrol fiyatları ile birlikte borcun daha da artırılması likiditeyi artırmaya sebep olmuştur. Bölümün son kısmında hükûmetin; istihdamı ve halkın satın alma gücünü artırmak, yatırım için kaynak sağlamak, tekelleri ortadan kaldırmak, genel bütçe yapısını yeniden düzenlenmek ve petrole olan bağımlılığı azaltmak gibi alanlarda aldığı önlemler sonucu, 1999 yılında %36 olan harcamaların GSYİH’ye oranını %30’a düşürdüğü aktarılmaktadır.

Kitabın üçüncü bölümü olan “Hükûmetin Büyüklüğü Endeksine İlişkin İstatistik Hazırlama Metodolojisi” başlığı da Muhammet Kürtbaça tarafından yazılmıştır. Kamu sektörünün büyüklüğü ile ilgili çalışmalarda GSYİH endeksi kullanılmıştır. Hükûmet harcamalarının GSYİH’ye oranını incelemek için kullanılan tanımlar, ilk önce bir yıldan diğerine karşılaştırılabilmeli ve ikinci olarak diğer ülkelerle karşılaştırılabilecek nitelikte olmalıdır. Bu bağlamda, IMF’nin mali istatistiklerinde; merkezî yönetim bütçesi, kamu yönetim şirketleri ve fiyat değişiklikleri (döviz kuru) gibi göstergeler ortak bir taban olarak toplam bütçe endeks oranı ise hükûmet büyüklüğünün ölçü endeksini belirlemek için kullanılmıştır.

Ülkenin konsolide bütçesinin (genel bütçe ve kamu şirketlerin bütçe toplamı) GSYİH’ye oran endeksi, hükûmetin büyüklüğü bağlamında iki sorun ortaya çıkarmaktadır. İlk sorun, genel bütçenin ve kamu şirketi bütçelerinin ekonomik performans açısından farklı olması sebebiyle birbiriyle birleştirilememesidir. İkinci sorun ise kamu şirketlerinin performansı ile ilgili resmî istatistiklerin yayımlanmamasıdır. Bu kısımda yazar, kamu şirketlerinin bütçelerini genel bütçeden ayırarak kamu şirketlerinin hisselerini hükûmetin hisseleriyle paylaşarak ve performans rakamlarını bölüşerek devlet teşebbüslerinin hacmi için daha uygun bir gösterge oluşturmaya çalışmaktadır. Bu çalışmanın sonucuna göre hükûmetin büyüklük endeksi (hükûmet harcamalarının GSYİH’ye oranı) 1971 yılında %23,1, 1978’deki artıştan sonra %41 ve hükûmetin aldığı önlemlerle 2003 yılında ise %31,7’dir.

Eserin dördüncü bölümü, “İran Ekonomisine Hükûmetin Bütçe Dışı Müdahale Boyutlarının İncelenmesi”, Hassan Dergahi tarafından kaleme alınmıştır. Ekonomik büyüme ve hükûmet harcamaları verimliliğini etkileyen çoğu ekonomik performans, hükûmetin bütçe dışı müdahaleleri ile şekillenmektedir. Politika düzenlenmesi, yasaların oluşturulması, devlet kurumlarının kurulması ve devlet bürokrasisi ulusal ekonomide hükûmet dışı müdahalelerdir. Bu nedenle hükûmet harcamalarının GSYİH’ye oranı sadece hükûmet büyüklüğünün bir ölçüsü olarak düşünülemez. Bu noktada müdahalelerin ekonomi üzerindeki etkilerinin nasıl değerlendirilebileceği sorusu ortaya çıkar.

Bu bölümün amacı, hükûmetin bütçe dışı müdahalelerinin İran ekonomisindeki boyutlarını nicel göstergelere dayalı olarak incelemektir. Bu bağlamda, hükûmet bozukluğu ve hükûmet etkinliğinin iki önemli endeksi dikkate alınmıştır. Hükûmet müdahalesinin bileşik endeks bozukluğu politika, düzenleme ve mülkiyet olmak üzere üç ana bozuk endeks oluşturmaktadır. Politika oluşturma endeksi finansal, parasal, kredi ve diğer değişkenleri içermektedir. Genel olarak yukarıdaki göstergelerin hepsinde, hükûmetin bozukluk düzeyi ne kadar yüksek olursa ekonomik büyüme de o kadar düşük olacaktır. Yazar ayrıca hükûmetin bozukluk endeksini uluslararası ekonomik özgürlük endeksi ile karşılaştırmıştır. Sunulan tabloya göre Devrim’den önceki yıllarda İran’ın ekonomik özgürlük endeksi diğer ülkelerin ortalamasından daha yüksektir. Devrim’den sonra ise bu endeks Savaş sırasında her zamankinden daha düşüktür ve diğer ülkelerin ortalamasının altında yer almaktadır.

Bu bölümün son kısmı hükûmetin etkinlik endeksine ayrılmıştır. Yeni kurumsalcı ekonomi, ekonominin düzgün işleyişinde hükûmetin rolünü bir yandan piyasaların iyi performansını gereken kurumlara bağlarken öte yandan hükûmetlerin yolsuzluk ve rant arayışının ekonomiye ciddi zarar vereceğini de vurgulamaktadır. Bununla birlikte yazar İran ekonomisinde hükûmetin, etkinliği, altyapı oluşturması, maliye politikalarını uygulama yeteneği vb. konulara değinmiştir.

Eserin beşinci bölümü, “İran’ın Hükûmet Faaliyetleri ve Ekonomik Büyümesi” başlığıyla Mesut Nili ve Hasan Dergahi tarafından yazılmıştır. Birçok çalışmada, hükûmet harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi negatif tahmin edilmiştir. Klasik iktisatçılara göre büyüme teorilerinde hükûmetin kendisi ekonomik büyüme önünde bir engel olarak görülmektedir. Teoriye göre hükûmetin tek görevi mülkiyet haklarını en geniş anlamıyla garanti altına alarak özel sektör faaliyetleri için uygun bir platform sağlamaktır. Dolayısıyla piyasada hükûmet rolünün yüksek olduğu ülkelerde sürdürülebilir ekonomik büyümenin elde edilmesi zor olarak görülmüştür.

Yazarlar bu bölümde ilk olarak hükûmet büyüklüğünün tarihsel seyrini ve ekonomik büyüme üzerindeki etkisini incelemektedir. Daha sonra teorik ve uygulamalı çalışmalarda devletin konumu ile ekonomik büyüme ve performans üzerindeki etkisini, siyasal literatür çerçevesinde incelenmekte ve hükûmet faaliyetlerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini üç farklı bağlamda ele almaktadır. Ayrıca hükûmetin bütçesini dengelemek için harcamalar, vergi toplama, yatırım, sübvansiyon, üretim, özel sektör vb. diğer önemli göstergelerden bahsedilmiştir. Bununla birlikte hükûmet faaliyetlerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi büyüme modelleri dikkate alınarak analiz edilmeye çalışılmıştır.

Sonuç olarak hükûmetin bütçe ve bütçe dışı faaliyetlerini (hükûmet faaliyetlerinden kaynaklanan işletmeler ve kesintiler) dikkate alarak hükûmetin ekonomik sistemdeki baskın rolü ve piyasa mekanizmasının azalan rolünün, İran ekonomisindeki zayıf büyüme eğiliminin önemli nedenlerinden olduğu belirtilmiştir. Bütçe politikalarında bütçeleme sisteminin yapısı ve diğer alanlarda harcanan ilave hükûmet kaynakları, kamu mallarının daha iyi dağıtılmasına yol açacak şekilde değiştirilmelidir. Hükûmetin bütçe faaliyetleri kapsamında harcamaların nasıl finanse edileceği de ekonomik büyümeyi etkileyip bütçe açığına neden olacaktır. Kitabın son kısmında, yüksek ekonomik büyüme elde edilmesi için hükûmet müdahalesinin ve bozukluğunun azaltılması, hükûmet faaliyet etkinliğinin artırılması, mülkiyet seviyelerinin ve devlet işletmelerinin azaltılması gibi hususların ekonomik büyümeyi artırmada etkili olduğu belirtilmiştir.

İran Petrol Üretiminin Tarihî Düşüşü

Ahmad Zubair Nabizada

Yaptırımlar, İran’ın petrol ihracatının %90 oranında azalmasına yol açarken koronavirüsle beraber ülkedeki petrol üretimi de %49 oranında düşerek son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi.

Koronavirüs İran’da Konut Satışlarını ve İnşaat Sektörünü Nasıl Etkiledi?

Ahmad Zubair Nabizada

İran’da koronavirüs salgını konut satışları ve inşaat sektörünü özellikle de Tahran’daki konut satışlarını olumsuz yönde etkilemiştir.