Karabağ Savaşı’nın Gürcistan’daki Yansımaları

Karabağ Savaşı’nın ortaya çıkardığı yeni jeopolitik durumun, toprak sorunlarını çözmenin yollarını arayan Gürcistan’ın iç siyasetini de etkileyeceği söylenebilir.

44 gün süren Karabağ Savaşı’ndan sonra imzalanan ateşkesle birlikte Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarının bir kısmını geri alması, Gürcistan’da bazı tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu. Karabağ Savaşı süreci boyunca tarafsızlık politikası benimseyen Gürcistan; Azerbaycan ve Ermenistan sınırını kapatarak askerî nitelikli yüklerin geçişine izin vermemişti. 10 Kasım 2020 tarihinde taraflar arasında imzalanan ateşkesin ardından Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zaurabishvili, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Barış ve istikrarın alternatifi yoktur. İş birliği için gereken yeni sayfayı birlikte açacağız.” değerlendirmesinde bulundu ve 2008 yılından sonra ilk defa hava sahasını Rus barış gücü için açtı. Gürcistan’ın eski ABD Büyükelçisi Ian Kelly, “Gürcistan Cumhurbaşkanı, Rusya’nın Kafkasya’daki yeni işgaliyle ilgili anlaşmayı nasıl tebrik eder?” yorumunda bulunarak Zaurabishvili’ye tepki gösterdi. Siyaset bilimci Tornike Şaraşenidze ise “Güney Kafkasya’da barışın hâkim olması uzun vadede Gürcistan’ın çıkarınadır. Gürcistan; turizm, transit ve ticaretten kazanımlar elde eden bir ülkedir. Dolayısıyla da kötü bir barış iyi bir savaştan daha iyidir.” ifadesiyle farklı bir değerlendirme yaptı. Muhalefet partisi olan Ulusal Hareket Partisi Başkanı Salome Samadaşvili, “Bazıları Ermenistan ile Azerbaycan arasında yapılan anlaşmaya olumsuz yaklaşmakta. Fakat bana göre bu durum, Gürcistan’ın bölgedeki transit olanaklarını tehdit etmeyecek.” açıklamasında bulundu.

Samadaşvili’nin de sözünü ettiği transit konusu, Karabağ Savaşı’ndan sonra Gürcistan’da en fazla gündeme gelen konulardan biridir. Bazı görüşlere göre bölgede sağlanacak göreceli bir istikrar bile Gürcistan’ın “transit ülke” özelliğini zayıflatacaktır. Azerbaycan’ın Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye transit çıkışı sağlamasının, Gürcistan’ın jeopolitik işlevini zayıflatacağını söyleyen Siyaset Bilimci Giya Huhaşvilli, “Azerbaycan ile Türkiye entegrasyon istiyor. Gürcistan ise bu ülkeleri doğrudan bağlayan tek ülkedir. Bu durumda Gürcistan belli bir ekonomik kayıp yaşayacak.” değerlendirmesinde bulundu. Huhaşvilli diğer yandan, Kafkasya’da sağlanacak barışın bölge ülkelerinin tamamı için daha faydalı olacağını belirtti. Diğer bir Gürcü siyaset bilimci Tarnike Şaraşenidze ise Ermenistan’ın izolasyondan kurtularak alternatif bir transit ülke hâline gelmesinin Gürcistan’ın önemini azaltmayacağını çünkü Ermenistan’a nazaran Gürcistan’ın hem Türkiye’yle hem de Azerbaycan’la çok daha yakın ilişkisi olduğunu ileri sürdü. Şaraşenidze ayrıca Gürcistan’ın, Ermenistan’dan farklı olarak denize kıyısı olduğunu ve bunun da Tiflis’i daha avantajlı kıldığını ifade etti. Şaraşenidze’ye göre Azerbaycan’ın Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye ulaşım yoluyla bağlanması, Gürcistan için bir kayıp değildir. Azerbaycan’ın güçlenmesi, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum gibi enerji ve ulaşım koridorlarının ve projelerinin önemini daha da artıracaktır.

Karabağ Savaşı’nın sonuçlarının Gürcistan’a ciddi bir etkisinin olmadığı görüşünde olan Şaraşenidze, “Karabağ’daki Rus barış gücü Gürcistan için bir tehdit teşkil etmiyor. Rusya’nın işgali altındaki bölgelerde de (Abhazya ve Güney Osetya’da) ciddi bir değişim beklenmiyor. Fakat Karabağ Savaşı aynı zamanda kaybedilen toprakların geri alınması hadisesi olduğu için Abhazya ve Güney Osetya’nın da mevcut durumun sonsuza dek devam etmeyeceğini göz önüne almaları gerekiyor.” yorumunda bulunarak bir taraftan da Gürcistan’ın Azerbaycan’ın yürüttüğü politikayı izleyebileceği mesajını verdi.

Gürcistan Güvenlik Politikaları Enstitüsü Başkanı David Bragvadze benzer bir şekilde, “Bölgede yaşanan dönüşüm, Gürcistan’ın işgal edilmiş bölge halklarının düşüncelerini de etkileyecektir. Karabağ Savaşı’nda Moskova’nın, müttefiki Ermenistan’ı desteklememesi Abhazya ve Güney Osetya’da Rusya’ya olan güvenin azalmasına yol açabilir. Karabağ Savaşı’ndan Gürcistan’ın çıkarması gereken en önemli iki ders; savunma kuvvetinin güçlendirilmesi ve İHA’ların operasyonlarda nasıl kullanıldığının öğrenilmesidir.” değerlendirmesinde bulunarak açık bir şekilde Azerbaycan’ı örnek gösterdi.

Tarafsız Gürcistan Partisi Başkanı ve Gürcü-Rus Dostluk Merkezi Müdürü Valeriy Kvaratsheliya vermiş olduğu röportajda, Gürcistan iç siyasetinde yaşanan gelişmeleri de Karabağ Savaşı’na bağladı. Kvaratsheliya, “Karabağ’dan sonra jeopolitik ortam çok değişti. Rusya, bölgede güçlenmek istiyor. Fakat Batı, Gürcistan’ı kaybetmek istemiyor. Bu nedenle Batı, Gürcistan’ın Moskova’ya karşı koyması için Tiflis’i mobilize etmeye çalışıyor. Başbakan Georgi Gahariya’nın Şubat 2021’deki istifası da ABD’nin etkisiyle olmuş olabilir.” açıklamasında bulundu.

Sonuç olarak Karabağ Savaşı’nın sonuçları Gürcistan’da yeni tartışmalara yol açtı. Bu yöndeki en önemli gelişme de Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya’yı geri alabileceği fikrinin gündeme gelmesidir. Bu Savaş’ın ortaya çıkardığı yeni jeopolitik durumun, toprak sorunlarını çözmenin yollarını arayan Gürcistan’ın iç siyasetini de etkileyeceği söylenebilir.

Gürcistan, Karabağ, Savaş, Jeopolitik

Riyad-Şam Yakınlaşması

Sabir Askeroğlu

Orta Doğu’nun değişen dengeleri, Suudi Arabistan’ın dış politikasını değişime zorlamaktadır.

Zarif’in Moskova Suçlaması ve Rusya’nın Tepkisi

Sabir Askeroğlu

Rusya, Zarif’in sözlerini iç siyasete yönelik olarak görse de bu sözlerin, Kremlin’in Nükleer Anlaşma’yla ilgili savlarını yalanlıyor olmasının Moskova’yı rahatsız ettiği söylenebilir.