Orta Asya’da İran Faktörü: Stratejiler ve Karşılaştığı Engeller

Sovyetlerin dağılması ile beraber İran, güvenlik, siyasi ve ekonomik çıkarlarını güvence altına almak için yeni komşularıyla ilişkiler geliştirmeye ihtiyaç duymuştur. Devrimci- revizyonist kimliğine Orta Asya’da gelecek reaksiyonlara karşı bu bölgeye “devrimci kimliğinden” bağımsız pragmatik dış politika vurgusuyla cevap vermeye çalışmıştır. Bu dış politika stratejisi temelde; yakın çevredeki Batı müdahalesini sınırlamayı ve Tahran’ı diğer bölgesel ve uluslararası aktörlerle eşit koşullarda güvenilir bir ortak yapmayı amaçlamaktadır. İran, bölgesel çatışmalarda arabulucu rolü üstlenerek bölge ülkelerinin gözündeki imajı değiştirmeye çalışmıştır. Afganistan müdahalesi ile beraber ortaya çıkan “güvende olmama” ve “çevrelenme” algısı İran’ın bölgesel stratejilerini gözden geçirmesinde etkili faktörler olarak ortaya çıkmaktadır. Bölgesel örgütler bağlamında da siyasi izolasyonu kırmayı amaçlayan İran, aynı zamanda da bölgesel entegrasyonu artırmayı ve de bölge ülkeleri ile daha aktif ticari ilişkiler içerisine girmeyi hedeflemektedir. Cumhurbaşkanı Ruhani’nin iktidarı ile beraber İran, ikili ilişkiler üzerinden “yeni bölgeselleşme stratejisini” aktifleştirmeyi hedeflemektedir.

İran’ın Levant’taki İzdüşümü: Hizbullah

Nazife Selcen Pınar Akgül

Hizbullah-İran ilişkileri her ne kadar salt “raison d’État (Ulusal Çıkar)” temelli bir ilişki olsa da “Direniş Ekseni” kavramıyla, üstün bir amaca hizmet eden “kutsal ittifakın” bir parçası gibi manevi değerler ve söylemler üzerinden tanımlanmaktadır.

100 Soruda İran

Nazife Selcen Pınar Akgül

Mayıs 2017’de Bilge Kültür Sanat Yayınevi’nden çevirisi çıkan “100 Soruda İran” isimli eser, İran’ı tanıtmak ve en temelde İran’la ilgili öz bilgi vermek için hazırlanmış bir çalışmadır.