Reisi’nin Umman Ziyareti

Reisi’nin Umman ziyareti, siyaseten ve ekonomik anlamda sıkışmış olan İran’ın pragmatik bir ajandayla sorunları aşma girişiminin bir göstergesidir.

Şubatta Katar’a giden İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ikinci Körfez ziyaretini 23 Mayıs’ta Umman’a gerçekleştirdi. Umman Sultanı Heysem bin Tarık tarafından üst düzey bir şekilde karşılanan Reisi, aynı zamanda Umman Başbakanı ve Dışişleri Bakanı, Ummanlı iş insanları ile Umman’da yaşayan İranlılarla görüşmeler yaptı. Ocak 2022’de İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Umman’a gidişi ile tazelenen ilişkilerin daha da derinleşmesi bağlamında bu son ziyaretin hem ekonomik hem de siyasi sebepleri vardır.

Siyasi sebeplerin başında; İran’ın, bölge ülkeleri ve uluslararası toplumla yaşadığı sorunları çözme noktasında Umman’ın ara buluculuk girişimine ihtiyaç duyması gelmektedir. Bu bağlamda Irak moderatörlüğünde 21 Nisan’da Bağdat’ta beşinci turu gerçekleşen İran-Suudi Arabistan görüşmeleri oldukça önemlidir. Bir yıl önce başlayan ve kesintiye uğrayan diyaloğun yeniden başlamasında Umman’ın girişimlerinin büyük rolü olduğunu, görüşmelere ev sahipliği yapan Irak Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin yaptığı basın açıklamasında belirtmişti. İran ve Suudi Arabistan rekabetinin odak noktası olan Yemen’deki krizin bir an önce bitmesi, bölge dengeleri açısından elzem görülmekte; bu kapsamda bir sonraki görüşmeye ev sahipliği yapması beklenen Umman’ın son yıllardaki ara buluculuk misyonu ön plana çıkmaktadır.

Umman’ın bu ara buluculuk rolünün uluslararası toplum ve İran arasında yaşanan nükleer krizde de devreye girmesi beklenmektedir. Bir yıldan fazla bir süredir İran ve P4+1 üyeleri arasında Viyana’da devam eden nükleer müzakerelerin Mart 2022’de İran’ın ABD’den Devrim Muhafızları Ordusunu terör listesinden çıkarma talebinde bulunması sebebiyle duraklaması, İran’ı dış politikada yeni arayışlara sevk etti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi Genel Sekreter Yardımcısı Enrique Mora 10-13 Mayıs tarihlerinde, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad es-Sani ise 12 Mayıs’ta Tahran’da idi. Her iki ziyaretin odak noktasında da nükleer müzakerelerin geleceği tartışmaları vardı. Ancak krizin bir türlü aşılamamış olması, 2015 Nükleer Anlaşması’nın çıkmasında yapıcı rolü olan Umman’a ihtiyacı artırdı. Nitekim 11 Mayıs’ta Umman’ı ziyaret eden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da mevkidaşı ile yaptığı görüşmede bu konuyu gündeme getirdi. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaid ise Nükleer Anlaşma’ya dönüş için katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti. 

Reisi’nin Umman ziyaretinin diğer ayağını ekonomik beklentiler oluşturmaktadır. Rusya-Ukrayna Savaşı ilk etapta İran tarafından ekonomik bir fırsat olarak görülmüş ancak zaman geçtikçe bunun İran aleyhine sonuçları ortaya çıkmıştır. İran’ın Çin’e olan ham petrol ihracatı, Çin’in indirimli Rus petrolünü tercih etmesi nedeniyle keskin bir şekilde düşmüştür. Yaptırımlar altında ezilen İran ekonomisini canlı tutmada başat güç olan Çin’e petrol satışlarının bu şekilde azalması, hâlihazırda kırılgan olan İran ekonomisini daha da sorunlu hâle getirmiş, bu da son dönemde İran’da protestoların artmasına sebep olmuştur. Reisi hükûmeti üzerinde ciddi bir baskı yaratan bu durum, zorunlu olarak İran’ı bölge ülkeleri ile ekonomik ilişkileri iyileştirmeye teşvik etmiştir. Bu noktada Basra Körfezi ülkeleri arasında geçmişten bu yana iyi ilişkilerin olduğu Umman, İran nezdinde giderek önem kazanmaktadır. 

Reisi’den birkaç gün önce İran Petrol Bakanı Cevad Ovci Umman’a gitmiş; mevkidaşı ile yaptığı görüşmelerde iki ülkenin deniz sınırını oluşturan Hengam petrol bölgesinde ortak aramalar yapılması kararı alınmış, aynı şekilde iki ülke arasında 2003’te imzalanan ama yürürlüğe girmeyen deniz altından doğal gaz boru hattı inşasını içeren mutabakatın hayata geçirilmesi kararı alınmıştır. Cumhurbaşkanı Reisi de bu kararların bir devamı olarak Umman ile 12 tane mutabakat zaptı imzalamış, böylelikle Umman ile ekonomik ilişkileri canlandırmanın yolunu açmıştır. Ne var ki ekonomi uzmanları İran’ın, devam eden ekonomik yaptırımlardan dolayı arzu edilen bu yoğun ekonomik ilişkileri tesis etmesinin oldukça zor olduğu yorumunu yapmaktadır.

Reisi’nin bir günlük Umman ziyareti, İran’ın siyasi ve ekonomik sıkışmışlığını aşma noktasında önemli bir adımdır. En azından Reisi’nin, bölge ülkeleri ile ilişkileri iyileştirmeden uluslararası toplum ile iyi ilişkiler tesis edilemeyeceği düşüncesiyle hareket ettiğini göstermektedir. Her ne kadar nükleer müzakerelerin başarısız olması durumunda alternatifler neler olabilir fikriyle çıkılmış bir seyahat olsa da bu ziyaret, İran’ı bölge ülkeleriyle ilişkilerde nükleer müzakerelerin ne denli önemli olduğu gerçeği ile bir kez daha yüzleştirmiştir. 

NATO ve Hazar Zirvelerinin Ardından Rusya ve İran

Bilgehan Alagöz

NATO Stratejik Konsepti, Rusya ve İran’ı ötekileştirirken iki ülke de bu baskıya karşı jeopolitik konumlarını avantaja çevirme arzusuyla Hazar Zirvesi’ne katılmıştır.

Bölge Dinamikleri Ekseninde Türkiye, Suudi Arabistan ve İran

Bilgehan Alagöz

Türkiye ulusal çıkarları gereği, Orta Doğu’nun iki önemli devleti olan Suudi Arabistan ve İran’a eşit mesafede yaklaşmaktadır.