Arama Sonuçları: " Barış Pınarı"

Türkiye’nin, Suriye’deki muhtemel bir operasyonuna karşı İran’dan üst perdeden gelen açıklamalar, Türkiye açısından caydırıcı olmaktan ziyade iki ülke arasındaki güven zeminini aşındırıyor.

İran’ın; Irak, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerdeki nüfuzu zayıflarsa önüne çıkan en iyi seçenek Türkiye ile Suriye konusunda anlaşmaktan geçiyor.

PKK, KDP’yi “ihanet” ile itham ederken PYD/YPG, KDP destekli ENKS ile iş birliği arayışına yönelmekte ve bunu bir “ulusal birlik” zeminine dönüştürmek istemektedir.

PKK/PYD-YPG'nin kontrol ettiği alanlarda bir “devlet” mekanizması kimliğine sahip olma çabası bu terör örgütünün biyolojik eylem gerçekleştirme olasılığını zayıflatmaktadır.

Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.

İran'ın İdlib meselesi üzerine Esed’le birlikte Türkiye’yi üçlü görüşmeye çağırması ve Rusya’yı bu sürecin dışında tutması, İdlib ile alakalı olarak Moskova ve Tahran’ın arasının açık olduğunu gösteriyor.

Rusya, Türkiye’yle eş güdüm içinde olmadan şimdiki konumuna erişemezdi. Bu nedenle Rusya, Suriye’de önemli bir aktör olan Türkiye’yi görmezden gelemeyeceğini unutmamalıdır.

Moskova ve Şam’ın İdlib taarruzu, Süleymani’nin ölümünden sonra geçen 40 günde Kudüs Gücü’nün neredeyse tüm görev alanlarında eski etkinliğini sürdüremeyen İran’a güç gösterisi için önemli bir alan açtı.

İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler

Anlaşılan o ki İran, Kasım Süleymani’nin ölümüyle başlayacak yeni evrede, Türkiye’nin dostluğuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacaktır.

Esed, komite faaliyetleri kendi yararına olduğu müddetçe uyum sağlayacak ve istemediği istikamette ilerlediğini anladığında önünü tıkayacaktır.

Türkiye, “Rusya ile diyalog” ile NATO’nun ortak güvenlik politikaları arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır.