Nasrallah, Temmuz Savaşı münasebetiyle verdiği mülakatta bölgesel, uluslararası ve yerel sorunlarla alakalı birçok konuya değindi.
ABD, İran’ı elden geldiğince baskılayarak yıpratma amacında, İran ise ekonomik, siyasi ve elbette toplumsal anlamda gardı düşmeden dişini gösterme uğraşında.
İran’da yaşanan derin ekonomik kriz, sosyo-politik hoşnutsuzluklar ve iç siyasetteki gerilimler İran’ın siyasi ve sosyal alanda kırılgan bir iklime çekilmesine neden olmaktadır.
İran ile İsrail arasındaki sözlü atışmalara rağmen İranlı ve İsrailli yetkililer tarafından yapılan son açıklamalar, her iki tarafın da Suriye’de doğrudan bir askerî çatışmaya girmenin olası riskinin bilincinde olduğunu göstermektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
1979 İran Devrimi’nin üzerinden kırk yıl geçti ve bu yıllar İran’ı birçok açından dönüştürdü.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
1979 Devrimi ve sonraki yıllarda öğrenci faaliyetlerinin hız kazanmasıyla bu faaliyetleri bastırmak için yeni yöntemler devreye sokulmuştur.
İran; Suriye’deki varlığını koruyabilmek için ya Rusya’dan ekonomik destek almaya çalışacak ya da petrolünü Rusya üzerinden ihraç ederek elde edeceği gelirle Suriye savaşını finanse etmenin yollarını arayacaktır.
Bugün itibarıyla devreye giren yaptırımlar ilk faza göre İran ekonomisi bakımından çok daha önemli. İkinci fazda, başta petrol ve doğalgaz olmak üzere enerji ile ilgili tüm ürünlerin ticareti, yaptırım kapsamına alınıyor.
Zirve öncesinde İran basını çoğunlukla üç liderin Suriye’de barışı sağlamak için toplandığı yönünde olumlu haberleri ön plana çıkarmış ve bu yapıcı tavır zirve sonrasında da devam etmiştir.
ABD için nükleer anlaşma, İran’ın nükleer programının çok daha ötesinde bir anlama sahip olmaya devam etmektedir.