Yeni yılla birlikte seçimlere daha çok yaklaşan İran’da, ekonominin sac ayaklarından biri olan sanayi sektörünün beklentileri, gelecek dönemler için oldukça önemli.
Anlaşmanın teknik detayları açıklanmadığı için bazı kaynakların ileri sürdüğü rakamların doğru olup olmadığı veya iş birliğinin askeri boyutunun ne derecede olduğu gibi konular belirsizliğini koruyor.
Çin’in hızlı bir şekilde İran’la imzaladığı Kapsamlı İş Birliği Anlaşması, Büyük Güç Rekabeti’nin Orta Doğu’daki en belirgin sonuçlarından birisi olarak kabul edilebilir.
İran ve Çin 27 Mart 2021’de, iki ülke arasında siyasi, askerî, ekonomik ve kültürel birçok alanda iş birliği yapacağı 25 yıllık anlaşmaya İran’ın başkenti Tahran’da imza attı.
ABD yaptırımları ve Nükleer Anlaşma çıkmazı, İran’ı Çin’e yaklaştırırken son yıllarda Çin lehine değişen küresel ekonomik rekabet de Çin’i İran’a yöneltmiştir.
İran gibi drone, füze ve insansız sistemlerle düzenlediği saldırılarla ön plana çıkan büyük bir kapasite, Körfez’in en küçük ülkelerinden biri olan BAE’yi bu endişesini giderecek çözüm arayışlarına sevk etmekte.
Biden yönetiminin zihninde, 2015’te imzalanan anlaşmaya dönülmesinden çok, İran’ın bölgesel politikalarının ve füze teknolojisinin de parçası olduğu daha kapsamlı bir anlaşma bulunduğunu söylemek mümkün.
Mevcut koşullarda basın mensuplarının en önemli kaygısı, mesleki faaliyetten ziyade maddi ve manevi olarak yaşam mücadelesi olmuştur.
İran ile Rusya’nın farklı güvenlik alanlarında uzun süredir devam eden iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen son anlaşmanın önemi “ilk siber güvenlik anlaşması” olmasıdır.
Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.
İran'ın Biden'dan beklentilerinin başında kuşkusuz Washington'ın Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen 5+1 ve İran arasında imzalanan anlaşmaya