İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tahran yönetimi uluslararası yardım çağrısı yaptığı ve binlerce cana mal olan salgın hastalığa rağmen kısa vadede ABD karşıtı siyasetlerinden vazgeçmeyecek.
İran’da ana dili öğretimine ilişkin tartışmaların kısa vadede sonuçlanmayacağı kesinse de Yüksek İdari Mahkemenin verdiği karar vatandaşlık hukuku açısından oldukça önemli ve anlamlı bir kazanımdır.
İran’ın koronavirüs salgını karşısında oluşturduğu kriz yönetim masası vaktinde oluşturulmadığı ve önleyici tedbirleri işletemediği gibi sonrasında yaşanan süreçleri de kontrol etmeyi başaramadı.
İran’da gelinen noktada ülkede binlerce vatandaşın virüse yakalanmasının sorumluğunu üzerine alan olmadığı gibi salgının nereye evrileceği de belirsiz.
Avrupa her ne kadar Tetik Mekanizması ile İran’ı sıkıştırmayı hedeflese de birtakım yapıcı adımlar da atmaktadır.
Hükûmetin gerçek rakamları açıklamakta düştüğü yetersizlik halkta siyasi sorumluların kifayetsizliği nedeniyle canlarından oldukları düşüncesine kapılmalarına neden olacaktır.
Müesses nizam seçime katılım oranı konusundaki hedefini (%50+) tutturamamakla birlikte başarılı bir seçim mühendisliği sonucunda Hamenei’nin gönlüne uygun bir tablo ortaya çıkarmayı başardı.
1971’de bağımsızlığını tanıyıp hukuki açıdan Bahreyn’de hak iddiasında bulunamayan İran, nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiileri mobilize ederek Şii bir yönetimin iktidara gelmesini amaçlamaktadır.
ABD ile gerginliğin azalmayacağının farkında olan yönetim içerideki her türlü farklı görüşün ülkeye zarar vereceğini düşünüyor.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Türkçenin yükselişinin, deyim yerindeyse Farsçaya büyük kutsiyet atfeden milliyetçilerin tahammül sınırlarını zorladığı anlaşılmaktadır.