Yaptırımlar sonrası Suriye’de, önümüzdeki dönemde ekonomik sorunların neden olacağı birtakım gelişmeler beklenebilir. İran her ne kadar Suriye’ye desteğini devam ettireceğini söylese de İran’ın desteğinin kapasitesi geçmişe göre ciddi düzeyde azaldı.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İran’da büyük bir etki yaratan ve İran’daki PKK varlığına değinen açıklaması, Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan Harekâtları ile birlikte daha net bir anlam kazanmıştır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tuğamiral Seyyari ve Eski Deniz Albay Samedi’nin açıklamaları, devletin Devrim Muhafızları’na ayrıcalık tanıyan yaklaşımından ve orduya karşı sergilediği ayrımcılıktan doğan rahatsızlığın ordu saflarında kritik biçimde artışının önemli bir belirtisi.
Süreci yönetirken ekonomik sorunlarla toplum sağlığı arasında sürdürülebilir bir denge bulmaya çalışan Tahran yönetimi, salgın başladığından beri arzuladığı “devlet-millet eş güdümünü” bulamadı.
Mevcut ekonomik koşullar dâhilinde, nüfusun yaşlanması sorunu İran’da diğer toplumsal sorunlarda olduğu gibi kronik bir hâl almaya ve varlığını sürdürmeye aday gibi görünmektedir.
Katılımın düşük kalmasının sonucu olarak kahir ekseriyeti muhafazakâr milletvekillilerinden oluşan yeni Meclisin önünde önemli meydan okumalar bulunmaktadır.
İran’ın Esed ısrarı, Suriye’deki konumunu kaybetme ve Hizbullah ile olan irtibat hattının kesilme korkusundan kaynaklanıyor. İran Esed’in gitmesiyle bölgesel etkisinin zayıflayacağından endişe ediyor.
İran basınında yer alan Türkiye’ye ilişkin söylemlerdeki değişimin ne kadar sistematik ve kalıcı ya da ne kadar devlet içi faktörlerden kaynaklı geçici bir durum olduğu henüz bilinmiyor.
Salgının ülkedeki toplumsal sorunlara çarpan etkisi yaratmaması adına Tahran yönetimini, önümüzdeki günlerde sadece ekonomik ve politik olarak değil sosyopolitik açıdan da zor bir sınav bekliyor.
Tahran yönetimi, Joe Biden’ın ABD başkanlığı olasılığına daha temkinli hazırlanmalıdır.