İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tahran yönetiminin dikkate almadığı tek değişken Trump’ın koronavirüs salgını öncesi koşullarda İran’la bir savaş başlatmak istemediği varsayımıdır.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 15 Ocak 2020’de Rusya Anayasası’nda düzenleme yapılması teklifinde bulunması ülkede yeni bir sistem tartışması başlattı.
Hem Pakistan’ın hem de Hindistan’ın ABD ile ilişkileri her iki ülkenin İran ile ilişkilerindeki sınırları ve beklentileri belirlemektedir.
Yemen’de Arap Baharı'nın da etkisiyle 2011'de başlayan gösteriler, 2014’te otuz üç yıldır ülkeyi yöneten Ali Abdullah Salih’in Husiler tarafından devrilmesi ile sonuçlandı.
İdlib’de yaşanan son gerginlik, milislerin ve vekil güçlerin cephedeki komutayı rejim güçlerine bırakarak yavaş yavaş geri çekilmeye başlamasının ne denli önemli olduğunu gösterdi.
Cumhurbaşkanı Salih'in, Zurfi'yi hükümeti kurmakla görevlendirmesi Irak siyasetini hareketlendirdi. Kürt, Sünni ve bazı Şii politikacılar karara itiraz etmezken, mecliste İran destekli Şii bloklar karara şiddetli tepki gösteriyor.
Suriye, yabancı milislerin giriş çıkışları ve sağlık altyapılarının tahrip edilmesi gibi nedenlerle yakın zamanda salgının yoğun olduğu ülkeler listesinin başına geçebilir.
İran’ın Şiileştirme politikası, Müslüman toplulukların yaşadığı bölgelere açtığı kültür merkezleri ile Şiiliğin yaygınlaştırılmasını hedeflemiş, bu merkezleri “İslami tebliğin” önemli bir aracı hâline getirmiştir.
Protestolar Şii yoğunluklu şehirlerde patlak vermesine rağmen mezhepsel öfkeyi değil mezhepleri veya etnik kökenleri de aşan genel bir öfkeyi yansıtmaktaydı.
İran tansiyonu artırarak ABD’yi savaş gibi ortak bir riske maruz bırakmaya, korkutmaya ve geri adım attırmaya çalışmaktadır.
İran, Hindistan’a karşı keskin bir çizgi çekerse bu durumun Güney Asya ve Orta Doğu için daha büyük sonuçları olabilir.