İran’ın, Suriye’deki jeopolitik denklemlerde köşeye sıkıştığı görülmektedir.
Anadolu’nun tarihten gelen set rolünü sürdürmesi için Türkiye’nin çok güçlü bir biçimde desteklenmesinden başka çare yoktur.
Son saldırılar, ABD-İran geriliminde Irak sahnesindeki gerilimin koronavirüs krizi sürecinde dahi yükselip önü alınmaz bir hâle bürünebileceğini göstermektedir.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
5 Mart’ta yapılacak olan Erdoğan-Putin görüşmesi çıkar dengelerinin ortak noktada buluşturulmasının çabası olacaktır.
Şimdiye kadar teyit edilen haberlere göre 18 Zeynebiyyun, 3 Fatimuyyun ve 9 Hizbullah milisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin düzenlediği operasyon sonrasında etkisiz hâle getirildi ve 30 Hizbullah milisi de yaralandı.
İran, başta Türkiye olmak üzere yurt dışından gelen önerilere rağmen bilimsel yöntemlerle önlem almak yerine geleneksel ve mezhebî tutumlarında ısrarcı oldu.
Astana ve Soçi süreçleri üzerinden uluslararası krizlerin çözümünde önemli adımlar atan ve bu bağlamda büyük prestij kazanan Rusya, İdlib operasyonlarıyla bunu kaybetti.
Rusya, Türkiye’yle eş güdüm içinde olmadan şimdiki konumuna erişemezdi. Bu nedenle Rusya, Suriye’de önemli bir aktör olan Türkiye’yi görmezden gelemeyeceğini unutmamalıdır.
1971’de bağımsızlığını tanıyıp hukuki açıdan Bahreyn’de hak iddiasında bulunamayan İran, nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiileri mobilize ederek Şii bir yönetimin iktidara gelmesini amaçlamaktadır.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Türkçenin yükselişinin, deyim yerindeyse Farsçaya büyük kutsiyet atfeden milliyetçilerin tahammül sınırlarını zorladığı anlaşılmaktadır.