İran ile Rusya’nın farklı güvenlik alanlarında uzun süredir devam eden iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen son anlaşmanın önemi “ilk siber güvenlik anlaşması” olmasıdır.
Son Karabağ olaylarında süreç dışında kalan ve bunu telafi etmenin arayışında olan İran, tüm stratejisini Türkiye’yle rekabet üzerine kurmaktadır.
Trump’ın, İran ve el-Kaide ilişkisinin üzerine giderek Biden yönetiminin İran’a yönelik seçeneklerini sınırlandırmayı hedeflediği söylenebilir.
İran ve Rusya’nın desteklediği Esed rejimi, Suriye’yi geleceği olmayan çökmüş bir ülke hâline getirmiştir. Görünüşe göre yeni yılda da Suriye’yi daha iyi bir durum beklememektedir.
Arap monarşilerinin, Orta Doğu’da yürüttükleri jeopolitik mücadeleden ve bu bağlamda Katar’a uyguladıkları baskılardan bir sonuç alamamış olmaları, Basra Körfezi’ndeki ilişkilere yansımıştır.
İran, geçtiğimiz yıl boyunca ABD karşısında sahip olduğunu düşündüğü ve bizzat Süleymani’nin de defalarca kez ifade ettiği askerî caydırıcılığa sahip olmadığını zor yoldan fark etti.
İran'ın Biden'dan beklentilerinin başında kuşkusuz Washington'ın Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen 5+1 ve İran arasında imzalanan anlaşmaya
2015’teki Anlaşma’dan umduğunu bulamayan ve hayal kırıklığı yaşayan Ruhani ile etrafındaki politikacılar, İslam Cumhuriyeti tarihinin en başarısız hükûmeti olmak istemediklerinden Biden’ın yarattığı şanstan faydalanmak istiyor.
Irak’ın 20 Ocak’tan önce ABD-İran çatışmasının sahnesi olacağına dair iddialar artarken sürece Kudüs Güçleri Komutanı Kaani ve Irak Başbakanı Kazımi son hamleleriyle dâhil oldu.
Kaçarların son döneminden II. Pehlevi Dönemi’ne kadar İran siyasetinde bulunan Muhammed Ali Furuği, modern İran’ın inşasında merkezî role sahip önemli aydınlardan biridir.
Hindistan tarafından Suudi Arabistan ve BAE’ye gerçekleştirilen ilk askerî ziyaret, İslamabad’ın, Tahran-Riyad arasında yürütmeye çalıştığı denge politikasını gözden geçirmesine yol açabilir.
Siber saldırıların kapsamı ve niteliği ortaya çıktıkça sadece APT29 değil Rus istihbarat servislerine bağlı APT gruplarının çoğunun bu operasyonda bulunabileceği düşüncesi ağırlık kazandı.