Tahran yönetimi uluslararası yardım çağrısı yaptığı ve binlerce cana mal olan salgın hastalığa rağmen kısa vadede ABD karşıtı siyasetlerinden vazgeçmeyecek.
İran’ın koronavirüs salgını karşısında oluşturduğu kriz yönetim masası vaktinde oluşturulmadığı ve önleyici tedbirleri işletemediği gibi sonrasında yaşanan süreçleri de kontrol etmeyi başaramadı.
İran’da gelinen noktada ülkede binlerce vatandaşın virüse yakalanmasının sorumluğunu üzerine alan olmadığı gibi salgının nereye evrileceği de belirsiz.
Şemhani’nin ziyareti Irak’ın güncel siyasi krizi göz önüne alınırsa zamanlama açısından önemlidir.
Sınırların tek taraflı kapatılması, İran-Türkiye ilişkilerine çok yönlü zarar verse de Türkiye’nin toplum sağlığını öncelediği görülmektedir.
27 Şubat’ta, ABD'nin yaptırımlarına takılmadan İran'a gıda, ilaç ve diğer insani yardımların gönderilmesine izin veren İsviçre ödeme mekanizması resmen yürürlüğe girdi.
İran, başta Türkiye olmak üzere yurt dışından gelen önerilere rağmen bilimsel yöntemlerle önlem almak yerine geleneksel ve mezhebî tutumlarında ısrarcı oldu.
ABD yaptırımları etkisinde kalan sağlık sektörünün özellikle de İran Kızılayı’nın doğal afet ve koronavirüs gibi acil durumlarda ülkedeki ilaç ve tıbbi malzeme ihtiyaçlarının temininde sıkıntı yaşayacağı görülmektedir.
Azerbaycan'ın İran ile asimetrik ekonomik ilişkileri “koronavirüs etkisi”ne rağmen sınırları açık tutmayı ve İran’dan ithalatı aksatmamayı zorunlu kılmıştır.
İran’ın birçok siyasi sorunla yüz yüze olduğu böylesi bir havada hükûmetin koronavirüsten kaynaklanan sağlık krizini nasıl yöneteceği sorusu büyük bir önem kazanmaktadır.
Sağlık ve Tıp Eğitimi Bakanlığı Halkla İlişkiler Bölümü Başkanı Kianoush Jahanpour, Dünya Sağlık Örgütü ile iş birliği içinde yeni koronavirüs tespit kitlerinin İran'a gönderildiğini duyurdu.