ABD’de oyların büyük çoğunluğunu alarak başkanlık yarışını kazanan Biden, İran piyasalarının olumlu yönde hareketlenmesinin önünü açtı.
4 Kasım 2020'de, PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki Gare kampı yakınlarında KDP güçleri ile çıkan çatışmada 1 peşmergenin hayatını kaybetmesi uzun bir süredir devam eden PKK-KDP gerilimini yeni bir safhaya taşıdı.
3 Kasım Salı günü gerçekleşen seçimlerin galibi kim olursa olsun, ABD’nin İran’a yönelik politikalarında yeni bir dönemin başladığını ifade etmek gerekiyor.
İran’ın Karabağ meselesinde Azerbaycan halkı, İran Türkleri ve uluslararası toplumu hedef alan propaganda faaliyeti, güven problemi, söylem-eylem tutarsızlığı gibi nedenlerle başarısızlığa uğramış durumda.
Dağlık Karabağ işgalinin sonlandırılması, Güney Kafkasya’daki otuz yıllık yapay dengenin bozulması ve yeni, doğal bir dengenin kurulması anlamına geliyor.
ABD Adalet Bakanlığı'nın 11 farklı eyalet mahkemesinin katılımıyla, haksız rekabete neden olup yasadışı tekel oluşturmak suçlamasıyla Google’a açtığı dava ABD tarihinin en önemli davalarından biri olarak nitelendiriliyor.
Çatışmalar esnasında İranlı kimi aktivistlerin
Şeriatmedari’nin Sistani’ye yönelik eleştirisi, görüşme haberlerinin çevirisindeki bir yanlış anlaşılmadan ziyade Şii siyasi fıkhındaki iki yaklaşım arasında süregelen rekabetten kaynaklanıyor.
İran ile ilgili herhangi bir temel değişim ancak kasım ayındaki ABD başkanlık seçiminden sonra gündeme gelebilecektir.
İran’a yönelik Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından 2007 yılından beri uygulanan silah ambargosu 18 Ekim 2020 tarihi itibarıyla ABD’nin yoğun diplomatik çabalarına rağmen sona erdi.
Rusya’nın Karabağ için kullandığı “Azerbaycan toprakları” ifadesi ve İran’ın işgalin sonlandırılması çağrılarında bulunması, krizin bölgesel nitelik kazanmadan önce bitirilmesi ihtimalini güçlendiriyor.
Rusya ve Minsk Grubu, Dağlık Karabağ’daki işgalin sona ermesi için bir çözüm bulamazsa ateşkes anlamını kaybedeceği gibi Türkiye’nin dâhil olduğu yeni bir görüşme sürecine de ihtiyaç artacaktır.