Koronavirüs salgınıyla beraber yaptırım ve ambargoların negatif ekonomik etkisi, Ruhani Dönemi’nde sosyoekonomik kriz ortamı oluşturdu.
Bu ziyaretin, İran ve Azerbaycan arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleştiğini ve görüşmelerin temel konusunun Güney Kafkasya’daki gelişmeler olduğunu belirtmek gerekiyor.
İran ekonomisi, 2017 yılı ile karşılaştırıldığında son üç yılda yaklaşık %20 civarında daralmıştır.
Söz konusu ziyaretin ve varılan uzlaşının, bu hafta gerçekleşen UAEA Yönetim Kurulu toplantısında İran’a karşı atılacak aleyhte bir adımı engellediği söylenebilir.
Viyana müzakerelerinde nihai bir anlaşmanın çıkmasını zorlayan koşullar yalnızca İran tarafı ile ilgili değildir.
Hindistan’ın; “İran-Çin 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması”ndan endişe duyduğu için İran ile olan ilişkilerini yeni hükûmet döneminde hızlı bir şekilde düzeltmeye çalışması öngörülüyor.
İran’da konut fiyatları, İran İstatistik Merkezinin yayımladığı konut raporuna göre geçen yıla kıyasla yaklaşık %72 artış gösterdi.
Yeni Cumhurbaşkanı Reisi, ülke ekonomisinin yönetiminde muhafazakâr kanadın ekonomik görüşü olan direniş ekonomisi doktrinlerini uygulayacak.
İran yönetimi şu ana kadar başarıyla yürüttüğü ikili sistemde meydana gelen uçurumu hızlı bir şekilde kapatmak zorunda olduğunu biliyor ve bunda en önemli görev hiç şüphesiz uğruna büyük fedakârlıklar yapılan yeni Cumhurbaşkanı Reisi’ye düşecek.
Reformcular, siyasi zirveden silineli çok olsa bile Rafsancani-Ruhani-Laricani çizgisinin İran siyasetinden tasfiye edilmesi farklı çağrışımlar yapıyor ve bu seçimlerin diğer beş seçimden farkının ne olduğu sorusunun sorulmasına neden oluyor.
Viyana görüşmeleri devam ederken Birleşik Krallık, olası yeni bir nükleer anlaşmayla İran’la sürdürülebilir ve sağlıklı bir ekonomik ilişki hedefliyor.
İranlı bankaların; kara para aklamak, yaptırım ve ambargoları delmek ve terörizme destek olmak nedeniyle yargılandığı Future Bank davası, altı yıldır devam ediyor.