ABD'nin Irak'taki güçlerini yeniden yapılandırması yeni sorulara yol açtı: ABD, İran destekli milis yapılanmalara yönelik bir saldırı hazırlığında mı, yoksa daha uzun vadeli bir askeri-siyasi strateji mi izliyor?
Adnan Zurfi’nin hükûmet kurma süreci, ABD-İran gerilimini etkileyecek yeni bir belirleyici faktör olarak ortaya çıktı.
İran’dan gelebilecek güvenlik tehdidi ABD’yi Irak’taki askerî üslerinin savunmasını güçlendirmeye zorluyor.
Hamenei ve Ruhani koronavirüs salgınını dış düşman retoriği üzerinden ele alarak halkın kolektif belleğine gönderme yapmayı hedeflese de bugün itibarıyla halkta karşılığını bulmamıştır.
Geçtiğimiz yıl yaşanan zorluklara rağmen yeni yılda da mevcut sorunların çözüleceğine ya da hafifleyeceğine dair fazla bir belirti yoktur.
Tahran yönetimi uluslararası yardım çağrısı yaptığı ve binlerce cana mal olan salgın hastalığa rağmen kısa vadede ABD karşıtı siyasetlerinden vazgeçmeyecek.
ABD ile gerginliğin azalmayacağının farkında olan yönetim içerideki her türlü farklı görüşün ülkeye zarar vereceğini düşünüyor.
Moskova ve Şam’ın İdlib taarruzu, Süleymani’nin ölümünden sonra geçen 40 günde Kudüs Gücü’nün neredeyse tüm görev alanlarında eski etkinliğini sürdüremeyen İran’a güç gösterisi için önemli bir alan açtı.
Bu yıl 38. düzenlenen Fecr Film Festivali Ukrayna uçağının “yanlışlıkla” düşürülmesi sebebiyle bazı yönetmen, oyuncu ve yapımcıların protestolarının gölgesinde başladı.
Genç ve hizbullahi parlamento, doğal olarak mevcut Ruhani hükûmetini, iktidarının son bir buçuk yılında daha da zayıflatacaktır.
11 Ocak'ta İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacızade, hava savunma sistemleri tarafından düşürülen Ukrayna uçağının seyir füzesi olarak algılandığını söyledi.
Tek bir olay, halkı devletle karşı karşıya getirmeye yetmeyeceği gibi halkı seferber etmeye de yetmeyecektir.