İsrail’in gösterdiği agresiflik ve diğer gelişmeler alt alta konulduğunda İran’ın nükleer silah yapmaya oldukça yaklaştığını söylemek mümkündür.
ABD’li senatörlerin soruları karşısında bilinenin dışında bir açıklama yapamayan Malley, Biden’ın kasım ara seçimlerinde partisini zora sokacak iddialı bir İran açılımından imtina ettiğini teyit etmiş oldu.
Riyad’ın, İran’ın Suriye’de savaştırdığı Pakistanlı militanları Husi saflarında savaşmak üzere Yemen’e göndereceğini iddia ederek Pakistan’a bu konuda sert adımlar atması için baskı yaptığı iddia edilmektedir.
İran-İsrail gölge savaşları, drone misillemelerinin dâhil olduğu yeni bir safhada sürdürülmektedir.
Viyana anlaşması İran içi güç dengelerini etkileyecek olmasına rağmen asıl etkisi bölgesel politikalar konusunda olabilir.
2014 yılında kurulan Haşdi Şabi (Haşd) ile 2019’da Ekim Hareketi (Tişrin) olarak bilinen hükûmet karşıtı protestoların patlak vermesi arasındaki bağlantı, iki olay arasında varsayılan ayrım nedeniyle genellikle gözden kaçmaktadır.
Saldırıdan sonra bir DMO komutanının “Pakistan’da askerî operasyonlar yürütmeye hazır gruplarının olduğunu” söylediği görüntüler, saldırganların İran’da konuşlandıkları iddialarını güçlendirdi.
Henüz bir yılını doldurmayan Reisi hükûmeti için bir bakan değişikliği, iktidarın yönetsel zafiyetinin göstergesi olacaktır.
Yemen’deki Husi yönetimi tarafından kontrol edilen bölgeye büyükelçi olarak atanan Hasan İrlu’nun, 21 Aralık 2021 Salı günü hayatını kaybettiği bildirildi.
Yaptırımlar devam etmesine rağmen ABD Başkanı Biden’ın, İran’a karşı bir önceki döneme göre takındığı yumuşak tutum, İran’ın döviz rezervlerini artırdı.
Seçimler sonrası Irak’ta artan gerilim, Kazımi’ye suikast girişimiyle yeni bir seviyeye taşındı.
İran’da düşünce ve araştırma kuruluşlarında çıkan yazılar, Taliban liderliğindeki bir hükûmetin orta ve uzun vadede İran’ın ulusal çıkarları için tehdit olacağı yönündedir.