İdlib’de yaşanan hareketli günlerin ortasında Laricani’nin Suriye’yi desteklemeye devam edeceğini ifade etmesini Türkiye’nin İdlib’de bulunmasına yönelik bir mesaj olarak okumak yanlış olmayacaktır.
1971’de bağımsızlığını tanıyıp hukuki açıdan Bahreyn’de hak iddiasında bulunamayan İran, nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiileri mobilize ederek Şii bir yönetimin iktidara gelmesini amaçlamaktadır.
Moskova ve Şam’ın İdlib taarruzu, Süleymani’nin ölümünden sonra geçen 40 günde Kudüs Gücü’nün neredeyse tüm görev alanlarında eski etkinliğini sürdüremeyen İran’a güç gösterisi için önemli bir alan açtı.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
İdlib meselesiyle ilgili kararlar, Tahran’da değil Ankara ile Moskova hattında verilmektedir.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Süleymani’nin yerine başka bir komutanın ikame edilemeyeceğinin farkında olan Hamenei, Kudüs Gücü’nde yeni bir komuta konsepti şekillendirmeye çalışmaktadır.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Direniş eksenini koruma niyetinde olan İran kolay geri adım atmayacak. Bu sebeple İran ve Amerika arasındaki düşük yoğunluklu çatışmanın artarak devam edeceği düşünülebilir.
Irak'taki hükümet karşıtı gösterilerden desteğini çeken Şii lider Mukteda Sadr'ın manevraları, Irak'taki siyasi süreçleri yönetme sürecinde kendi metodlarını dayatmak istediğinin göstergesi.
İran’ın bölgedeki maceracılığı Süleymani suikastıyla durdurulamayacaktır. Buna rağmen İran’ın uzun vadede bu yöndeki hırslarını yerine getirmesi de pek mümkün gözükmemektedir.
ABD-İran arasında tırmanan gerilim, Afganistan’ı doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecektir.