Sınırların tek taraflı kapatılması, İran-Türkiye ilişkilerine çok yönlü zarar verse de Türkiye’nin toplum sağlığını öncelediği görülmektedir.
Avrupa her ne kadar Tetik Mekanizması ile İran’ı sıkıştırmayı hedeflese de birtakım yapıcı adımlar da atmaktadır.
Hükûmetin gerçek rakamları açıklamakta düştüğü yetersizlik halkta siyasi sorumluların kifayetsizliği nedeniyle canlarından oldukları düşüncesine kapılmalarına neden olacaktır.
Müesses nizam seçime katılım oranı konusundaki hedefini (%50+) tutturamamakla birlikte başarılı bir seçim mühendisliği sonucunda Hamenei’nin gönlüne uygun bir tablo ortaya çıkarmayı başardı.
1971’de bağımsızlığını tanıyıp hukuki açıdan Bahreyn’de hak iddiasında bulunamayan İran, nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiileri mobilize ederek Şii bir yönetimin iktidara gelmesini amaçlamaktadır.
ABD ile gerginliğin azalmayacağının farkında olan yönetim içerideki her türlü farklı görüşün ülkeye zarar vereceğini düşünüyor.
Her ne kadar seçimlere katılım düşük olacaksa da 11. Dönem Meclisi İran’ın siyasal yaşamında oldukça önemli bir rol ifa edeceğe benziyor.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Türkçenin yükselişinin, deyim yerindeyse Farsçaya büyük kutsiyet atfeden milliyetçilerin tahammül sınırlarını zorladığı anlaşılmaktadır.
Parlamento seçimlerinde yaşanacak muhtemel bir boykot, İran’da teokratik yönetimin meşruluğunu farklı bir tartışma boyutuna taşıyacaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Direniş eksenini koruma niyetinde olan İran kolay geri adım atmayacak. Bu sebeple İran ve Amerika arasındaki düşük yoğunluklu çatışmanın artarak devam edeceği düşünülebilir.