Rusya, İran ve Çin’in Basra Körfezi’nde düzenlemeyi planladığı tatbikatı; bu üç ülkenin Körfez’deki etkisini ve varlığını ortaya koyma girişimi olarak nitelendirmek mümkündür.
İran’da mukim Afganların serbest dolaşım hakkı olduğundan Türkiye sınırına yönelmiş olmaları bir noktaya kadar anlaşılabilir olmakla birlikte çıkış noktası Afganistan olanların İran’ı geçerek Türkiye’ye yönelmeleri dikkat çekici.
İran’ın faaliyetleri, enstitü ve okul benzeri kuruluşlar açarak kültürel hâkimiyetini genişletmek gibi stratejileri içermektedir.
İran’da su kıtlığı iç gerilimlerin tetikleyicisi olmaya devam ederken komşu ülkelerle yaşanan su anlaşmazlıkları da sorunu derinleştiriyor.
Boşnak İslam kültür mirası, İran İslam Cumhuriyeti ve Bosna Hersek iş birliği adı altında topluma aktarılmaktadır.
ABD’nin yaptırımlarının olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla İran, son derece önemli bir entegre projeyi geçtiğimiz günlerde devreye soktu.
İktisadi meseleler, varoşlaşma, ekolojik meseleler ve bu meselelerden kaynaklanan diğer sorunlar çözümsüz kaldıkça protestolar şiddetlenerek devam edecektir.
Rusya Enerji Bakanı Shulginov’ın, İran'ın Moskova Büyükelçisi Celali ile 2 Temmuz’da yaptığı görüşme; Rusya’nın, mevcut iş birliği çerçevesini ve mekanizmasını Reisi Dönemi’nde genişletmeyi hedeflediğini göstermektedir.
Seçimler sonrası Haşdi Şabi’nin Irak’ta askerî geçit töreni düzenlemesi, Hamas ve Hizbullah liderlerinin Lübnan’da görüşmesi direniş ekseninin yeni dönem İran dış politikasında önemsendiğini göstermektedir.
Düşük yağışların da etkisiyle İran’da kuraklık sorunu şiddetini artırırken sorunun tarım ve hayvancılık gibi sektörlere yansımaları ülkedeki ekonomik sorunları giderek derinleştirmektedir.
Afganistan’ın dünyaya açılan tek kapısı konumundaki Kabil Havalimanı, ülkedeki diplomatik misyonların faaliyete devam edebilmesi için hayati önemde.
İran’da tüm baskılara rağmen son yıllarda işçilerin ve diğer emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi talebiyle greve gitmesi dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır.