ABD ile İran arasında farklı alanlarda süren gerilim tırmanmaya devam ediyor ve mevcut manzaraya bakılırsa ufukta İran’ı daha çetin bir süreç bekliyor.
İslam Cumhuriyeti ile Batı arasındaki husumetin arttığı mevcut koşullarda, Doğu ülkeleri İran’ın geleceğinde büyük önem arz etmektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Körfez için Ortak Güvenlik Konsepti, bölgedeki güç dengesinde ciddi değişikliklere yol açacak öneriler sunarken, Rusya’nın bu yönde atacağı adımlarla ilgili hiç söz etmemektedir.
Nasrallah, Temmuz Savaşı münasebetiyle verdiği mülakatta bölgesel, uluslararası ve yerel sorunlarla alakalı birçok konuya değindi.
Rusya, giderek dışlanan İran’la değil de İran’ın bölgedeki ve petrol piyasalarındaki rakibi olan Suudi Arabistan’la ortak hareket etmeyi ulusal çıkarlarına daha uygun görmektedir.
ABD, İran’ı elden geldiğince baskılayarak yıpratma amacında, İran ise ekonomik, siyasi ve elbette toplumsal anlamda gardı düşmeden dişini gösterme uğraşında.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Hamenei’nin “ne savaş ne müzakere” olarak deklare ettiği, pratikte ise ABD ve müttefiklerine karşı pratik agresif müdahaleyi de içeren politikalarının kontrolden çıkması oldukça muhtemel görünmektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Körfez'de yaşanabilecek bir ABD-İran savaşının hem Tahran hem de Washington için olumsuz neticeleri olacağından, böyle bir savaş ihtimalinin düşük olduğunu söyleyebiliriz.
Saldırı yerinin İran Devrim Muhafızları'na ait donanma üssünün bulunduğu Cask Limanı’na yakın olması ve Shinzo Abe’nin Tahran ziyaretiyle saldırının eş zamanlılığı dikkatleri İran’ın üzerine çevirdi.