Yeni Cumhurbaşkanı Reisi, ülke ekonomisinin yönetiminde muhafazakâr kanadın ekonomik görüşü olan direniş ekonomisi doktrinlerini uygulayacak.
İran yönetimi şu ana kadar başarıyla yürüttüğü ikili sistemde meydana gelen uçurumu hızlı bir şekilde kapatmak zorunda olduğunu biliyor ve bunda en önemli görev hiç şüphesiz uğruna büyük fedakârlıklar yapılan yeni Cumhurbaşkanı Reisi’ye düşecek.
Reformcular, siyasi zirveden silineli çok olsa bile Rafsancani-Ruhani-Laricani çizgisinin İran siyasetinden tasfiye edilmesi farklı çağrışımlar yapıyor ve bu seçimlerin diğer beş seçimden farkının ne olduğu sorusunun sorulmasına neden oluyor.
İran’da, ABD yaptırımları ve koronavirüs salgınının iş gücü piyasasına verdiği zarara rağmen işsizlik oranları, Devrim’den bu yana en düşük seviyelere gerilemiştir.
İran siyasetinde son bir haftada yaşanan hızlı gelişmelerin neticesinde reformcuların en güçlü potansiyel cumhurbaşkanı adayı olan Zarif’in siyasi kariyerinin noktalandığı görülmektedir.
Hamenei, Nevruz Bayramı münasebetiyle yaptığı konuşmada, halkın iradesine verilen önemi vurgularken aynı zamanda bir devlet başkanı figürü de ortaya koydu.
İran’ın Çabahar Limanına yönelik planları da dikkate alındığında önümüzdeki süreçte Sistan ve Beluçistan’daki gelişmelerin daha önemli boyutlar kazanacağı söylenebilir.
18 Haziran 2021 tarihinde yapılması beklenen 2021 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde halkın katılımının düşük kalacağı öngörülüyor.
Güç mücadelelerinin ışığında önümüzdeki yıl İran iç politikası, en az dış politikası kadar hareketli geçeceğe benziyor.
Katılımın düşük kalmasının sonucu olarak kahir ekseriyeti muhafazakâr milletvekillilerinden oluşan yeni Meclisin önünde önemli meydan okumalar bulunmaktadır.
2004 ve 2020 Meclis Seçimleri radikallerin dönüşünü sağlamakla birlikte siyasal sistemin meşruiyetinin sorgulanmasını da beraberinde getirmiştir.
Hamenei’nin genç ve Hizbullahi iktidardan kastı; kendisinin belirlemiş olduğu politikaları esas alarak ülkeyi yöneten ve kendisine rağmen politika geliştirmeye kalkışmayan bir yönetimdir.