Marib şehrinde bulunan kabileler arasında ikilik yaratarak şehri düşürmeyi deneyen Husiler, bu girişimde başarılı olamadığı gibi aşiretlerin daha da kenetlenmesine yol açmıştır.
Menendez’in, KOEP karşıtı bir tavır sergilerken Dağlık Karabağ konusunda Türkiye ve Azerbaycan karşıtı bir tutumla İran’daki Fars milliyetçileri ile paralellik göstermesi dikkat çekicidir.
İran’da 1400 yılının son aylarında onaylanan 40 yatırım projesinden 12’si, Afgan yatırımcılara sağlandı.
Tenef Üssü’ne yapılan drone saldırısı, hedef alınan ABD üssünün, hava savunma zafiyetini akıllara getirirken İsrail’in, Suriye’ye yönelik son saldırılarına karşı gelişen bir reaksiyon olarak okunabilir.
Irak’ın siyasi geleceğini erken seçimler değil; Ekim Hareketi belirleyecektir.
ABD liderliğindeki Batı’yla sorunlar yaşayan ve yöneldiği Doğu ülkelerinden beklediği ölçüde destek göremeyen Tahran, son aylardaki bölgesel gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalandı.
İran Genelkurmay Başkanı Bakıri’nin ziyareti, Tahran’ın Afganistan’daki gelişmeler konusundaki endişelerini İslamabad’a iletme çabasının bir parçasıdır.
Uzun yıllar boyunca “Şii Hilali” stratejisi ile hareket eden İran, bugün gelinen noktada kendi açısından risk ve tehdit hilali ile karşı karşıya kalmıştır.
İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan yazılarda, Azerbaycan’ın İsrail ile askerî ve ekonomik ilişkilerini geliştirmesi “İran’a karşı düşmanca bir tavır” olarak görülmektedir.
İran-Azerbaycan sınırında ortaya çıkan gerilimin arka planında eğer İran’ın İsrail’le ilgili kaygıları yer alıyorsa bu endişeleri gidermenin yolu, diplomasi ve bölgesel iş birliğidir.
Devletlerin ortaya koydukları tepkilerin orantısız olduğu ve krizin doğru yönetilmediği durumlarda, ekonomik ilişkiler kısa ve orta vadede siyasi krizlerden olumsuz etkilenmektedir.
İran’da düşünce ve araştırma kuruluşlarında çıkan yazılar, Taliban liderliğindeki bir hükûmetin orta ve uzun vadede İran’ın ulusal çıkarları için tehdit olacağı yönündedir.