Türkiye’nin sınıraşan sular üzerindeki baraj faaliyetlerini “kabul edilemez” olarak nitelendiren İran, ciddi ithamlar üzerinden Türkiye’ye yönelik bir kamuoyu algısı yaratmaya çalışmaktadır.
Yemen’de barışın kolay bir şekilde sağlanması ve durumun kısa vadede düzelmesi pek mümkün gözükmemektedir.
Ses kaydı, muhafazakârların kendi içerisindeki iktidar mücadelesini açığa çıkarırken Kudüs Gücünün finansal desteğinin teminini ve Kalibaf’ın bundaki rolünü açıkça ortaya koymuştur.
İran, Türkiye’nin son dönemdeki diplomatik hareketliliğini yakından takip ediyor. Özellikle Karabağ Savaşı’ndan beri Türkiye karşıtı söylemlerini artıran basın ve yetkililer, İsrail ile yakınlaşma, Kaşıkçı davası dosyasının Suudi Arabistan’a gönderilmesi
Yaptırımlar üzerindeki denetimler azalırken projeksiyonlarda İran ekonomisinin göstergelerinde iyileşmeler görülmüştür.
İmran Han'ın parlamentoda yapılan güven oylaması sonucunda görevden alınmasının ardından Pakistan Müslüman Birliği'nin (PML-N) lideri Şahbaz Şerif, mecliste yapılan oylama neticesinde Pakistan’ın 23. başbakanı olarak seçildi.
Viyana görüşmeleri sürecinde devam eden belirsizlik ve bölgede yaşayan gelişmeler, İran ile Çin arasındaki 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması’nın uygulanmasını yavaşlatabilir.
Son dönemlerde enflasyon ve asgari ücrette iyileşmeler sağlanmasına rağmen İran halkı için ekonomik problemler tam olarak çözülmüş değil.
İmran Han’ın da görev süresi dolmadan başbakanlık koltuğundan alınması ile ülkede seçilen hükûmetlerin 5 yıllık görev sürelerini tamamlayamama geleneği devam etti.
İran, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesinden bu yana gerek söylemde gerekse BM’de yapılan oylamalarda Rusya’yı destekleyen ülkelerden biri olarak ön plana çıktı.
Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.