Gelinen aşamadan sonra ABD’nin geri adım atması İran’ı bölgesel politikaları konusunda daha cüretkâr yapabilir.
İranlı yetkililerin verdikleri rakamların doğru olup olmaması bir yana söz konusu yetkilerce mültecilerin nükleer anlaşma çerçevesinde bir pazarlık veya tehdit unsuru olarak öne sürülmesi ne etik ne de gerçekçidir.
İran zamanın aleyhine işlediğini bildiği için söz konusu süreci belki de ötesini edilgen bir şekilde beklemeyecektir. Yine de ABD’yi zorlamak için atacağı adımlarda oldukça dikkatli davranması gerekmektedir.
İran ve Rusya, kısa vadeli hedefleri olan Esed’i rejimin başında tutmayı ve muhalifleri mağlup etmeyi başarmışsa da iki ülkenin Suriye’deki orta vadeli hedefleri birbirine ters düşmektedir.
Hamenei devletin zirvesinde gerçekleştirdiği değişikliklerle ABD’nin tehditlerine direneceğinin mesajını vermektedir.
ABD’nin İran’a yönelik baskıcı politikaları İran’ın dünyayla olan ilişkilerini olduğu gibi uluslararası aktörlerin de İran’la olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Orta-uzun vadeli tarihsel devamlılıklar ve seçim sonrasındaki siyasal gündeme bakıldığında İsrail’in İran’a yönelik sıcak bir hamle yapma ihtimali oldukça zayıf görünmektedir.
Trump yönetiminin Devrim Muhafızları Ordusu kararı, büyük bir adım olsa da ABD’nin İran stratejisinin nihai amacı belirsizliğini koruyor.
ABD yaptırımlarıyla bölgede iyice tecrit edilmeye çalışılan İran’ın ABD’nin bütün şartlarını olmasa bile bazı şartlarını kabul ederek masaya oturması beklenmektedir.
Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütü ilan ederek onu zayıflatmayı amaçlamış, DMO üzerinden de İran’ı yalnızlaştırarak bölgedeki etkisini kırmayı hedeflemiştir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler