Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti, adli bir vaka olmaktan çıkarak uluslararası kamuoyunda politik sonuçlar doğurmaya başlamıştır.
AB için terazinin bir ucunda İran ile yapılan yıllık 20 milyar avro civarında bir ticaret dururken diğer ucunda ABD ile olan 610 milyar avroluk ticaret yer almaktadır.
Birkaç istisna dışında üçüncü devletlerin çoğu Trump’tan İran konusunda Kuzey Kore’ye gösterdiğine benzer bir manevra beklemektedir.
İran; Suriye’deki varlığını koruyabilmek için ya Rusya’dan ekonomik destek almaya çalışacak ya da petrolünü Rusya üzerinden ihraç ederek elde edeceği gelirle Suriye savaşını finanse etmenin yollarını arayacaktır.
AB, İran'ın uluslararası pazarda başta petrol ve petrol ürünlerinin satışı gelmek üzere ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için özel amaçlı bir mekanizmanın ihdas edileceğini duyurdu.
İran’ın siyasi bir çözümden ümidini kesmesi ABD-İran gerginliğinin son 40 yılın en üst seviyesine çıkmasına neden olur ki bu durum bütün bölge gibi Türkiye açısından da ciddi sonuçlara yol açacaktır.
İstanbul’da yapılan görüşmeler, Astana sürecinin taraflarından olan ve her vesileyle Cenevre sürecinin önemine işaret eden Türkiye’nin, Suriye krizinin siyasi yollarla çözümüne gösterdiği önemi tekrar gözler önüne sermiştir.
Kaşıkçı cinayeti, İran gündemini uzun süreli meşgul etmeyecektir. Bunun yerine İran, Suudi Arabistan gibi sorunlar yaşadığı ülkelerle hatta bizatihi ABD ile gerilimi düşürmenin yollarını arayacaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Soçi mutabakatı, Türkiye ve Rusya’nın İran olmadan daha iyi iş birliği yapabildiğini ispatlamıştır. Bu gerçeği kavrayan İran’ın mutabakatı sabote etmek için girişimlerde bulunması zayıf bir ihtimal değildir.
Trump yönetimi daha önce açıkladığı silah zoruyla siyasi anlaşmaya zorlama şeklindeki stratejisinde, önemli bir değişiklik yaparak Taliban’la doğrudan görüşme kararı aldı.