Rusya, Zarif’in sözlerini iç siyasete yönelik olarak görse de bu sözlerin, Kremlin’in Nükleer Anlaşma’yla ilgili savlarını yalanlıyor olmasının Moskova’yı rahatsız ettiği söylenebilir.
İran Devleti’ne ait bir televizyon kanalında yayımlanan dizide, mevcut hükûmete açıkça ülkeyi casusların cirit attığı bir yere çevirdikleri suçlamasının yöneltilmesi dikkatleri çekmektedir.
Biden’ın sözde soykırım açıklaması, önemli bir Ermeni nüfusa sahip olan İran basınında da yakından takip edildi.
İran’ın Arnavutluk’taki kültürel yatırımlarının en büyük başarısının tarikatlarını Şiiliğin bir kolu olarak sunmaya başlayan Bektaşi tarikat liderleri arasında olduğu gözlemlenmektedir.
ABD Senatosunun İran karşıtı lobi faaliyetlerinin etkisi altına girmesi ve İran’ın, Biden yönetimi ile karşı karşıya gelmesi yüksek bir olasılık olarak belirmektedir.
Beş Göz Grubu’na ilaveten NATO ve AB gibi uluslararası aktörlerin de Rusya’ya yönelttiği siber casusluk suçlamaları, bugüne kadar örneği olmayan bir durumu ifade ediyor.
İran, tüm kısıtlamalara rağmen meşru ve hileli yöntemlerle IRISL’nin operasyonlarına devam ediyor.
Yaptırımların bu denli zorladığı İran’da, diğer ekonomik göstergelerde olduğu gibi döviz rezervlerinde de hissedilir bir kötüye gidiş olduğu tahmin ediliyor.
Yeni yılla birlikte seçimlere daha çok yaklaşan İran’da, ekonominin sac ayaklarından biri olan sanayi sektörünün beklentileri, gelecek dönemler için oldukça önemli.
Savaş harcamalarının yanında salgının etkilerini gidermek için harcamalar yapan Suudi Arabistan’ın planlanmamış ekonomik kayıpları, ateşkes isteğine giden yolda bulunan kaldırım taşları olarak okunabilir.
İran Nükleer Anlaşması’nın geleceği hakkında Viyana’da başlayan diplomasi trafiğine en büyük muhalefeti, 2022 ABD Senato Ara Seçimlerini kaybetmek istemeyen Demokratlar ve Cumhuriyetçiler gösterecektir.